Tek Mesajı Görüntüle
Eski 14-07-2008, 07:27 PM   #2 (permalink)
Oğuzboyu
Average Member
 
Oğuzboyu'ın Avatarı
 
User ID: 2120
Giriş Tarihi: 04-07-2008
Yaş: 19
Mesajlar: 268
Standart İlgi: Nikâh, süt, nafaka v.s. ıle alâkalı hükümler

Oğlunun hanımının diğer kocadan olan kızını nikâhlamak caiz olur.

Kadın memesini küçük çocuğun ağzına koysa fakat emip emmediğini anlayamasa sütten dolayı haramlılık gerçekleşemez.

Boşama veya ölümle ödenmesi gerekli olan mehirin tecili sahih değildir.

Annesinin veliliğiyle evlendirilen küçük kız bulûg çağından önce vefat edecek olsa kocası varis (mirasçı) olur.

Annesinin anne-baba bir olan halası ile evlenmek caiz değildir.

Kadının diğer kocadan olan oğlunu, son kocasının diğer kadından olan kızıyla evlendirmek caizdir.

Süt kız kardeşleri nikâhı altına almak caiz değildir.

Kadının ağzından küfür kelimesi çıkıp, imanını yeniler, fakat nikahını yenilemeden kocası vefat edecek olsa kadın kocasına varis olamaz.

Mehr-i misli (akranlarının merhi)'yle dengi olanla evlenen bulûg çağındaki kızın nikâhını velisi feshettiremez.

Koca karısıyla, karısının anne-baba bir kardeşinin kızını nikahı altında bulunduramaz.

Dengi olmayanla evlenen büyük kızı çocuğu olmadan velisi ayırabilir.

Iki kadının karşılaştıkları veya ayrılacakları zaman birbirlerini şehvetle öpmeleri tahrimen mekruhtur.

Bakire olmak üzere alınmış fakat dul çıkmış kadın boşansa, nikah akdinde belirlenen mehir (mehr-i müsemma) gerekli olur.

Baba, bulûg çağında olan deli kızını evlendirecek olsa akit sahih olur.

Koca ric'î olarak boşadığı hanımını iddet süresi içinde mehir belirleyerek nikâhlasa bu mehir vacib olmaz. (Ric'î Boşama: Hanımla cinsel ilişkide bulunduktan sonra yapılan açıkça veya işaretle üç adedine veya bir karşılığa binaen olmayan, bain boşamaya benzer bir boşama özelliğiyle belirlenmiş veya ona benzetilmiş olmayan boşamadır.)

Karı-koca bir arada bulunup, cinsel ilişkide bulunmaya bir engel yok iken, ilişkide bulunulmadan boşanılan kadın için mehrin tamamı gerekli olur.

Nikâh akdinde belirlenen mehrin miktarında ihtilaf olunsa ancak kadın miktarı ispat etse mehrin tamamını alabilir.

Her iki tarafın delilleri mevcut olmakla beraber mehrin miktarında ihtilaf olunup, mehr-i misil kocasının dediğine müsait olsa, kadının delili daha geçerlidir.

Nikâh aralarında mevcut iken, başka bir mehirle nikâh yenilenecek olsa ikinci mehir gerekli olmaz.

Küçük kız, bir başka küçük kızın tenasül uzvuna değnek sokup bekâretini izale etse (bozsa) mehr-i misil (akranlarının mehri) gerekli olur.

Koca, karısı üzerine nikâhla bir arada bulundurulması haram olan bir kadını alıp cinsel ilişkiden önce ayrılacak olsalar mehir gerekli olmaz.

Koca, cinsel ilişkide bulunduğu kadını baskı yaparak boşayacak olsa nikâh akdinde belirlenen mehri kadına vermesi gerekli olur.

Sekizsaatlik mesafede yakın velisi bulunan küçük kızı, uzak velisi izinsiz evlendirecek olsa nikâh akdi geçerli olmaz.

Koca vefat edip hanımı ile varislerin mehir miktarında ihtilaf (münakaşa) edecek olsa, hanım iddiasini ispatlayamaz, ancak vârisler delil getirseler kabul edilir.

Zengin adam, rızasıyla evlendiği dul kadının nafaka ve giyimini temin ettiği halde kadın; "Devamlı içiyorsun, ben sana denk olamam" diyemez.

Erkek, kendine haram olduğunu bildiği halde kadını (veya kızı) mehir belirleyerek nikâhlayıp cinsel ilişkide bulunsa erkeğe ta'zir cezası verilmekle birlikte akitle belirlenen mehir ile akranlara verilen mehirin en azı gerekli olur. (Ta'zîr: Hakkında muayyen bir ceza bir şer'i had mevcud olmayan suçlardan dolayı tertip ve tatbik edilen terbiye ve cezadan ibarettir.)

Vefat eden kadının kocasının zimmetinde bulunan mehri terekesine (miras bıraktığı mallara) katılarak varislerine taksim olunur.

Bain olarak boşadığı kadını iddet süresi içinde mehir belirleyerek nikahlayan ve cinsel ilişkiden önce boşayan kocanın belirlenen mehri vermesi gereklidır.

Koca, karısının çocukları ve anne-babalarından başka yakınlarını senede bir kereden fazla evine gelmelerini yasaklayabilir. (Yasaklıyamiyacağına dair fetva da vardır.)

Kadın, kocası vefat ettikten sonra dengiyle evlenecek olsa büyük oğlu zifaf gecesi annesinin evini taslasa oğluna ta'zir cezası verilir.

Vefat eden müslüman kocanınhiristiyan karısı, nikah akdinde belirlenen mehri kocasının miras bıraktığı maldan alabilir.

Erkek yabancı bir kadını uyutup bekâretini izale etse (bozsa) erkeğe ta'zir cezası ile, kadına mehr'i misil vermesi gerekir.

Kocâ kadını nikâhladığı yerde "Evim yandı, kiralar yüksek" deyip kadını yolculuk mesafesinden uzak (90 km.den fazla) bir yere götüremez.

Koca, küçük kızı nikâhlar bilâhere, velisi duruma vakıf olur, kabul etmeyip red etse, daha sonra koca küçük kızın annesiyle evlense, caizdir.

Cinsel ilişkide bulunmadan boşamış olduğu kadının annesiyle evlenmek caiz değildir.

Küçük kızın yakın velisi mevcut iken, uzak velisinin akdettiği nikâh geçerli değildir.

Kocanın ihtiyaçlarını görmeye elverişli olmayan küçük kızın Babası, kızını kocasına teslim etmeden peşin mehri isteyebilir, alabilir.

Baba küçük kızını, başka bir adamın küçük oğlu ile evlendirdikten sonra koca vefat edecek olsa kadın,' mehir ve miras hakkını alabilir'. ?

Kadını, evinden dışarı çıkarmamak şartıyla mehr-i mislinden daha az bir bab ile nikâhladıktan sonra, koca karısını o beldede bulunan evine götürmek istese kadın belirlenen şarta binaen itiraz edemez.

Cinsel ilişki ve halvette (beraberce yalnız kalma) buluninadan önce vefat eden karısının diğer kocadan olan kızını nikâhlamak caizdir.

"Alıp alacağım boş olsun" diyen kişi bilâhere evlenip, kadınla cinsi münasebette bulunsa, karısı, boş olup mehr-i misil ile nikah akdinde belirlenen mehrin yarısını almaya hakkı vardır.

Küçük kızı nikâhlayan, kızın peşin mehrini Babasına vermeden kızı alamaz.

Cinsel ilişki ve şehvetle dokunma bulunmayan fasit nikah da, hürmet-i müsahere (akrabalıktan kaynaklanan haramlık) gerçekleşmiş olmaz. (Sahih nikahda gerçekleşir). (Fasid Nikâh: Sihhat şartlarını bulundurmayan nikâhdir. Sahidsiz kiyılan nikâh gibi.)

Nikâhlamış olduğu kadını, kocanınyakınlarından birisinin kocadan izinsiz olarak onu başka bir beldeye götürmesi caiz değildir.

Fasid nikâhda cinsel ilişkide bulunmadan önce ayrılan kadın mehir alamaz. Cinsel ilişkiden sonra ayrılacak olsa akitte belirlenen mehir ile akranlarının aldığımehir değerinden daha az bir miktar alabilir.

Iki hanımı olan kocanın, hanımları arasında adalet ve eşitliği sağlaması vacibtir.

Kocanın, ortalıkdan kaybolup uzun süre başkası ile zina etmiş olan karısının geri gelip onunla izdivaçta bulunması caizdir. (Fetevây-i Abdürrahim)

Erkek nikâhlayacağı kadına nişan olmak üzere bir takım eşya verip, eşya kadının elinde mevcut iken erkek evlenmekten vazgeçecek olsa eşyayı geri alâbilir.

Kadının başka bir beldede bulunan kocasının mürted olduğunu (Dinden çıktığını) adaletli bir kişi haber verip kadın da inanacak olsa, iddeti bittikten sonra başkasıyla evlenebilir.

Erkeğin nişanlısına verdiği nişan kaybolup nişanlısı da vefat edecek olsa kadının terekesinden masraflarını alamaz.

Koca "Kayınvalidemizle zina ettim" diye ikrarda bulunsa hanımı kendisine haram olur.

Koca "Zina ettim" diye ikrar ettiği kadının annebaba bir kardeşinin kızıyla evlenebilir.

Koca karısının sarmısak yemesini yasaklayabilir.

Koca "Ben karımın kız kardeşi ile zina ettim" diye ikrarda bulunsa karısı bain olarak boş olmaz.

Koca, karısını annesi yanında bırakıp bir beldeye gittikten sonra kadın kendi annesinin evine gitse kocanınannesi, kadını "Benim yanima gel" diye zorlayamaz.

Şehvetle dokunduğu kadının kızını nikâhlamak caiz değildir.

Cinsel münasebette bulunamayan hasta hanımını halvetten sonra boşayacak olsa kadın nikâh akdinde belirlenen mehrin yarısını alır.

Erkek; ince don üzerinden ayağını yabancı kadının ayağına sürüp harareti hissettikten sonra erkeklik uzvu harekete geçeçek olsa hürmet-i musahare gerçekleşmiş olur.

Hasta olan kadının doktor ücreti kendi üzerine gereklidır.

Alım olan zatın kızına, cahil kişi denk olmaz.

Kadın kocasının diğer karısından olan oğlu uyurken şehvetle erkeklik uzvuna dokunacak olsa kadın kocasına haram olur.

Karı koca oturdukları evi boşandıktan sonra herbiri "benimdir" diye dava etseler, kadının delil getirmesi gerekir, aksi halde söz erkeğindir.

Baba, oğlunun hanımını şehvetle öpse bu kadın kocasına haram olur. (Fetevay-i Abdürrahim)

Neseben kardeşinin süt kız kardeşini nikâhlamak caizdir.

Kadın "Kocamın diğer karısından olan oğlunu şehvetle öptüm" deyip koca inkâr etse sırf kadının bu iddiasina bakılarak kocasından ayrılamaz.

Koca, karısını iyi komşular arasında diledigi yerde iskân ettirebilir.

Kız annesinin kıydırdığı nikâhı, bulûg çağına geldiği zaman şer'i hakime feshettirebilir.

Süt oğlunun cinsel ilişkide bulunup boşamış olduğu kadını nikâhlamak caiz değildir.

Anne-baba bir olan kız kardeşinin oğlunun kızını nikâhlamak caiz değildir.

Kız, halasının kıydırdığı nikâhı bulûg çağına gelince feshettirip. başkasıyla evlenebilir.

Kız kardeşinin emzirdiği kız ile evlenmek caiz değildir.

Halasının veya teyzesinin kızıyla evlenmek caizdir.

Süt kızkardeşlerinin, birinin kızıyle diğerinin kız kardeşini nikâhı altına almak caizdir.

Annesinin üvey annesini nikâhlamak caizdir.

Nikâh, mehir belirlenmeksizin kıyıldıktan sonra rızalaşma olmaksızın karıkocadan biri vefat etse veya halvetten sonra boşanacak olsalar kadın mehr-i misil (emsallerinin mehri kadar) alabilir.

Annesinin emzirmiş olduğu erkek çocuğun neseben kız kardeşini nikâhlamak caizdir.

Kadının, kocasından olan kızını, diğer kocasının diğer karısından olan oğluna nikâhlaması caizdir.

Neseben kız kardeşini emziren halasının kızının kızını nikâhlamak caiz olur.

Hanımının kız kardeşinin kızını hanımı ile beraber nikah altına almak caiz değildir.

En az mehir on dirhemdir. (Bir dirhem yaklaşık üç gramdir)

Hanımının vefat eden Babasının diğer karısıyle hanımını nikâhı altına almak caizdir.

Hanımının Babasının kız kardeşinin kızını hanımı ile nikâhı altına almak caizdir.

Nikâh mevcut iken karı-koca rıza ile mehiri artırsalar ilâve ettikleri miktar gerekli olup kadın bunu da isteyebilir.

Karısı ile, kayınpederinin anne-baba bir kız kardeşini beraberce nikâhı altına almak caiz değildir.

Ev, bahçe, eşya mehr-i muaccel (peşin mehir) olarak nikâh kıyılsa bunları kadına vermek gerekli olur.

Hanımı ile onun erkek kardeşi veya kız kardeşinin kızını beraberce nikâhı altına almak caiz değildir.

Nikâhlamış olduğu kadın, daha önceki karısının süt annesi olsa derhal kadın kocasından ayrılır.

Cinsi münsebetten ve halvetten önce boşama olursa, kadın belirlenmiş olan peşin mehrin yarısını alabilir.

Cima organı kapalı olup cinsel ilişkide bulunmak mümkün olmayan kadınla evlenip, halvetten sonra boşayacak olsa mehrin yarısını kadına vermek gereklidır.

Cinsi münasebetten acız olan, karısını boşayacak olsa kadın mehrin tamamını alabilir.

Müslüman çocuğu süt emmek için hiristiyan kadına vermekte bir sakınca yoktur. (Behçet'ül-Fetâvâ)

Kadın kendine verilmesi gereken peşin mehri tastamam almadıkça kendini kocasına teslim etmeyebilir.

Kadın kocasıyla yolculuk mesafesinden uzak bir yere kendi rızasıyle gidecek olsa akrabası engel olamaz.

Koca karısını zorla, yolculuk mesafesinden uzak bir yere götürse, kadın durmayıp bir mahremi (kendine nikâhı düşmeyen) ile beldesine dönebilir.

Koca karısını, annesi ve Babası ile beraber bir evde iskân ettirse kadın "Beni kapısı başka olan bir evde iskân ettir" diyebilir.

Kadın ortağı (kumaşı) ile birlikte bir evde durmak istemiyebilir. Ancak evin kapısı ve istifade edilen bölümleri başka olursa böyle bir istekte bulunamaz.

Cinsi münasebetten aciz olan bir adamın boşadığı kadının iddet beklemesi gereklidır.

Koca. karısının her Cûma günü anne ve Babasıyla bir kere görüşmesine engel olamaz. Fakat her gün görüşmesini ve geceleri onların yanında kalmasını engelleyebilir.

Kabristanlığı ziyaret etmek isteyen kadına kocası engel olabilir.

Kadın kocasını "Çocuk doğumiadım, beni boşa" diye zorlayamaz.

Karı-koca sakın oldukları evin erkek ve kadınlar için elverişli olan eşyalarında münakaşa edip davalarını ispat için ellerinde delil bulunmasa kocanınsözü dinlenir.

Karı-kocanınsakın oldukları evin kadın ve erkek için elverişli olan eşyalarında koca vefat ettikten sonra kocanın varisleri, karısı ile münakaşa edip delilleri bulunmasa, kadının sözü dinlenir.

Koca vefat ettiği zaman. kadınlara mahsus eşyada ölen kocanın karısı yemini ile birlikte tasdîk olunur. Erkeklere mahsus eşyada ise kadının delille ispatta bulunması gereklidır.

Koca evine getirdiği yapagiyi karısına "Bundan bez ve kilim yap, beraber kullanırız" deyip kadın bez ve kilim yaptıktan sonra vefat edecek olsa, koca varislere malın piyasa değerini verip o bez ve kilimi kendi zimmetine geçirebilir.

Kadın nikahın fasit, koca sahih olduğunu iddia etse söz kocanındir.

Kadın, kızı ile başka bir erkek çocuğu emzirecek olsa, kadının diğer kızı emen erkek çocuğa haram olur.

Süt annenin oğlunun veya kızının kızını nikâhlamak caiz değildir.

Kadın, ortağının (kumaşının) kendi kocasından olan oğlunu emzirse, ortağın diğer kocadan olan oğlu emziren kadının kızını nikâhlayabilir.

Kadının emzirdiği kızının kızını kadının diğer kızının oğlu nikâhlayamaz.

Cinsel ilişkide bulunmayıp boşadığı karısının süt annesini nikâhlamak caiz değildir.

Anne-babaları bir olan kız kardeşinin kızını emziren kadının kızını nikâhlâmak caizdir.

Süt annesinin neseben kız kardeşini nikâhlamak caiz değildir. ·

Oğlunun süt annesinin kızını nikâhlamak caizdir.

Koca, karısı ile karısının süt kardeşinin kızını nikahı altında cemedemez.

Kadının peşin mehri olan eşya verildikten sonra cinsi münasebet ve halvetten önce koca vefat etse varisleri eşyayı mirasa iddia edemezler.

Neseben kız kardeşinin süt kızını nikâhlamak caiz değildir.

Nikâh akdinde peşin mehir konu edilip cins ve miktarı belirlenmese kadın mehr-i misil (akranlarının aldığımiktarı) alır.

Kadın oğlu ile diğer şahsın kızını emzirdığını haber verip adalet sahibi ise oğluna o kızı nikahlaması caiz değildir.

Erkek ve kız evlenmeyi kasdedip yabancı bir kadın "Bunlar birbirinin süt kardeşidir" diye ihbarda bulunsa bu kadın adıl olmayıp, erkek ve.kız bu kadını yalanlasalar erkek bu kızı nikâhlayabilir.

Süt konusunda iki kadın şahitlik yapsa süt gerçekleşmiş olmaz.

Koca karısının üzerine başka bir kadını nikâhlayıp karısı "Ben onu süt süresinde emzirmiştim" dese süt sabit olmaz.

Evlendikten sonra hanımlarının süt kardeş oldukları ortaya çıkacak olursa araları ayrılır.

Koca ve kadın halvette bulunup koca bağlı olmakla cinsel ilişki meydana gelmediğinden boşanacak olursalar kadın tam mehir alır.

Veliden başkasının gerçekleştirdigi nikahı cinsel ilişkiden sonra veli feshedecek olursa kadın akitte belirlenen mehrin tamamını alır.

Kadın "Beni boşarsan mehrimi sana hibe ettim" deyip koca da boşayacak olursa, kadın yine mehrini alabilir.

Üzerine akit yapılan para cinsi değer kaybetse, akit yapıldığı gündeki kıymetin verilmesi gereklidır.

Hangi tür para cinsi üzerine mehir konuşulursa o cinsten kadına ödeme yapılır.

Erkek nişanlısına gönderdiği eşyayı geri alacak olsa, kadın da gönderdiği eşyayı -mevcut ise- geri alabilir.

Vefat eden kadının varisleri kadının mehrinde ziyade olduğu davasını ispat etseler, iddia ettikleri mehri alabilirler.

Karı-koca, mehirin miktarında münakaşa edip ispatta bulunsalar mehr-i misil hangisinin davasına uygun ise onun delili daha kuvvetli görülür.

Kayınbaba "Gelinime gönderdiğim eşya peşin mehir ve ariyet geçici süre istifadelenmek için idi" diye davada bulunsa, peşin mehir olma delili kuvvetli görülür.

Koca peşin mehrini ödediği hanımını yolculuk mesafesinden (90 km'den) uzak bir yere götüremez. (Yani kadın istemese götüremez)

Karısının evinde evlenen cinsel ilişkide bulunan ve peşin mehrini veren koca karısını aynı beldedeki kendi evine nakledebilir.

Kocanınpeşin mehrini vermiş olduğu kadın yolculuk mesafesinden uzak bir beldeye kaçıp, başkasıyla evlenecek olsa, kocanıno beldeye gidip karısını ayırarak kendi beldesine getirmesi caizdir.

Koca, karısının anne ve Babası kendi evine geldikçe, karısını şeriat disi işleri isletmek veya bozguncu kişiler olduklarından bozgunculuk yapacak olursalar bunların ziyaretini yasaklayabilir.

Kocasından izinsiz sokaklarda gezen kadını kocası dövecek olsa kocaya bir şey gerekmeyip, kadına ta'zir cezası verilip ve yasak konulur. (Fetevây-i Âbdürrahim).

Koca karısını "Yemek pisireceksin" diye zorlayamaz. (Fetevây-i Abdürrahim)

Oğuzboyu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla