|
Best Member
User ID: 3
Giriş Tarihi: 20-10-2006
Yaş: 31
Mesajlar: 7,821
|
Yenidoğan Bebeğin Beslenmesi
Yenidoğan Bebeğin Beslenmesi
Doğumdan sonraki ilk birkaç yıl sağlıklı bir yaşamın temellerinin atıldığı son derece önemli bir dönemdir. Anne sütü, bebeğin gereksinim duyduğu besin maddelerini dengeli bir şekilde içermesi, enfeksiyonlara karşı direnç sağlaması ve anne-bebek arasında duygusal bağın gelişmesini sağlaması nedeniyle ilk seçenek olmaktadır. Bebeğin fizyolojik ve psikososyal gereksinimlerini 6 ay tek başına karşılar, bu dönemden sonra ek besinlerin eklenmesiyle (Dünya Sağlık Örgütü'nün önerisi) 2 yaşa kadar devam edilir.
Anne sütü oluşumu
Gebeliğin 6-7. aylarından itibaren anne sütü yapılmaya başlar, bu dönemde süt bezleri büyüyüp olgunlaşır. Gebelikte yüksek östrojen ve progesteron düzeyleri süt salgılanmasını baskılar ancak doğumda plasentanın ayrılması ile hipofizden prolaktin salgılanmaya başlar. Prolaktin süt yapımını sağlayan hormondur. Doğumdan sonraki ilk gün kolostrum adı verilen sarımsı görünümde bir süt gelir, miktarı azdır (30-40ml/gün). Bu miadında bir bebeğin ilk gün ihtiyacını karşılar. Süt yapımının artması yaklaşık 40. saat civarındadır. Süt, alveol adı verilen küçük keseciklerde yapılır ve küçük kanallarla meme başındaki daha geniş kanallara gelir ve 5-10 delikten dışarı akar.
Bebeğin emmesi ile hipofizden salgılanan oksitosin hormonu süt kanallarının kasılmasını sağlar ve süt dışarı atılır. Bebeğin düzenli emmesi ile prolaktin düzeyleri 15 ay kadar yüksek kalır. Prolaktin yanısıra yerel mekanizmalar da süt yapımını düzenler. Yapılan sütün boşaltılması yeni süt yapımını uyarır, memede süt kalması ise, süt oluşumunu baskılar. Oksitosin hormonu annenin bebeğiyle birlikte olmasından olumlu etkilenirken, stres, kaygı durumunda olumsuz etkilenir.
Anne sütünün içeriği
Anne sütü biyolojik olarak aktif bir sıvıdır. %87 su, geri kalanı kolloid faz ve canlı hücrelerden oluşur. Sütün içeriği annenin beslenme durumuna, laktasyonun evresine ve genetik özelliklere göre değişir. Örneğin prematüre bebeği olan annenin sütünün protein, yağ ve kalori içeriği, zamanında doğum yapmış olanlara göre fazladır. Emzirmenin başlangıcında sütün su içeriği fazlayken, emzirmenin sonuna doğru yağ oranı artar,bu bebekte doygunluk hissi yaratır ve memeyi bırakır. Anne sütünün proteini inek sütüne göre daha azdır. Ancak sindirimi kolay olan whey proteinden zengindir ve solid yükü az olduğu için böbrekleri yormaz .Özellikle kolostrum enfeksiyonlara karşı koruyucu olan immunglobulinden zengindir, barsak yüzeyinde koruyucu bir tabaka oluşturur. Anne sütünün karbonhidrat içeriği laktozdur, içerdiği oligosakkaritler prebiyotik etki gösterir. Yağlar ise enerji kaynağıdır; annenin beslenme durumu ile oranı değişebilir. Anne sütü doymamış yağ asitlerinden zengin olduğu için beyin ve retina gelişimi için idealdir. Anne sütündeki vitamin ve mineraller yeterli miktardadır, ancak 2 haftadan sonra D vitamini, 4-6. aylarda demir ilavesi önerilmektedir. Ayrıca anne sütünde hormonlar ve büyüme faktörleri de bulunmaktadır.
Emzirme
Son 10-15 yıldır anne sütüyle beslenmeye ilgi artmaktadır. Özellikle ilk gebeliği olan annelerin doğum öncesi emzirmeh konusunda bilgilendirilmesi yararlıdır. Bebeğin doğumdan sonraki yarım saat içinde anne memesine konulması ile emzirmenin başarılı olduğu ve daha uzun süreli devam ettirilebildiği belirtilmektedir. Anneyle bebeğin aynı odada kalması, annenin bebeğe dokunması süt yapımını artıran faktörlerdir.
Emzirme sıklığı, bebeğin isteğine bırakmakla birlikte ortalama 2-3 saatte bir (günde 8-12 kez kadar) olmalıdır. Bebeğin arama hareketleri yapması, ellerini ağzına götürmesi emmeye hazır olduğunun işaretidir. Başarılı bir emzirme için bebeğin memeye doğru yerleştirilmesi gerekir. Anne yatarak veya oturarak emzirebilir. Anne, bebeği kendine yakın tutmalı, bebeğin yüzü anneye dönük olmalı, bebeğin baş ve gövdesi aynı hizada olacak şekilde poposundan desteklenmelidir. Bebek yalnızca meme başını değil, çevresindeki koyu renkli kısmı da ağzına alırsa sütü daha iyi boşaltabilir. Bu durumda bebeğin ağzının genişçe açık, alt dudağının dışa dönük olduğu ve çenesinin memeye dokunduğu görülebilir. Anne, meme üzerine hafifçe parmağını bastırıp bebeğin rahat nefes alıp vermesini sağlayabilir. Emzirme sırasında bebeğin yutkunma hareketleri izlenebilir.
Emzirmeden sonra bebeğin sırtını hafifçe ovalayarak gazı çıkartılmalıdır.
Anne sütünün yeterli olduğunun kanıtları
Bebeğin yeterli idrar çıkarması (ilk 2 gün, 2-3 kez sonra 3-6 kez), yeterli kaka yapması (ilk günlerde 2-3 kez sonra günde 5-6 kez veya 2-3 günde bir).
İlk haftada ağırlık kaybının %8'den az olması (prematürelerde %10-12), sonraki haftada 150-200 gr tartı alması. Annenin emzirme öncesi göğüslerinde dolgunluk hissetmesi, bebek emerken diğer göğüsten süt gelmesi, iğne batıyormuş hissi olmasıdır.
Emziren annenin beslenmesi
Gebelik ve emzirme dönemleri biyolojik olarak birbirinin devamıdır. Bebeği kendi sütüyle büyüten annelerin günde 500 kalori fazla enerji alması önerilir. Düzenli ve dengeli bir beslenme için her besin grubundan yiyeceği almak gerekir. Emziren annelerin günde 2-3 lt kadar sıvı alması önerilir. Bu sıvı; su, süt, meyve suyu, komposto olabilir. Kafeinli içecekler önerilmez. Emziren annelerin sigara ve alkol kullanmaması uygundur. Acılı ve baharatlı besinlerin aşırı tüketilmesinden kaçınılmalıdır. Bazı besinlerden sonra bebekte kolik atakları oluyorsa o besinler diyetten çıkarılmalıdır.
Mama ile beslenme
Anne sütünün yetersiz olduğu düşünüldüğünde veya aşağıdaki belirtilen durumlarda bebek formül mamalarla beslenir.
Annenin hasta olduğu durumlarda (HIV, aktif tüberküloz gibi enfeksiyonlar, ağır psikiyatrik hastalık, bebeğe zararlı olabilecek ilaç kullanımı) ve bebeğin metabolik hastalıkları (galaktozemi, vb.) olduğu taktirde mama seçimi için doktora başvurulmalıdır.
Anne sütü yetersiz kaldığında da birkaç öğün, kaynatılıp ılıtılmış suyla hazırlanan mamalar kaşıkla verilebilir. Yalnız mama ile beslenenlerde biberon kullanılabilir; kullanılan biberonların temizliğine dikkat edilmelidir.
İnek sütü, alerji ve kansızlık yapabileceği için 1 yaşına kadar verilmesi önerilmez. Ekonomik nedenlerle mama alınamadığı durumlarda, inek sütü ilk aylarda belli oranlarda sulandırılarak kullanılır.
|