|
||||
| Sinema | Hava Durumu | Bloglar | Üye Albümleri | Gruplar | Referanslar | İstatistikler | Yasaklı Üyeler | Yerli Diziler | Yabancı Diziler |
|
|||||||
| Ana Sayfa | Forum | Üye Ol - Register | Bloglar | Yardım | Üye Listesi | Takvim | Arama | Bugünün Gönderileri | Forumları Okundu İsaretle |
| Ana Sayfa Ana Sayfa Haberler |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Moderator
![]() User ID: 1553
Giriş Tarihi: 30-12-2007
Mekan: çorum
Yaş: 17
Mesajlar: 884
Sinema/Movie : 8
Ruh Halim:
Blog Entries: 1
|
Dünyanın başı nükleerle dertte
![]() Dünyanın patronları, çevre için nükleer enerjinin daha fazla kullanılmasının kaçınılmaz olduğunu ilan ederken, Fransa’da nükleer santralde kaza oldu Çevre sağlığı açısından “en güvenilir”, “en temiz” enerji olarak takdim edilen nükleer enerji santralleri saatli bomba gibi. Fransa’da meydana gelen kazada 360 kg uranyum doğaya saçıldı. Hükümet “sorun yok” derken, çevre örgütleri önümüzdeki yıllarda kanser vakalarının artmasını bekliyorlar. İngiltere’de ise nükleer atıkların temizlenmesinin ve bazı nükleer tesislerin bu maddelerden arındırılarak kapatılmasının maliyetinin tahminden daha fazla olduğu açıklandı. Japonya’da düzenlenen G8 Zirvesi’nde devlet başkanları, çevre sağlığı konusunda “ciddi adımlar” atılması yönünde karar aldılar. Küresel iklim değişikliğine neden olan sera gazı salınımının 2050 yılına kadar yüzde 50 oranında azaltılması konusunda anlaşan devlet başkanları, “alternatif enerji” kaynağı olarak uranyumun daha fazla kullanılmasını talep ettiler. Nükleer enerjinin çevre açısından en güvenilir enerji kaynağı olduğunu ileri süren G8 devlet başkanları, rüzgar ve güneş gibi gerçek alternatif enerji kaynakları üzerine ise fazla kafa yormadılar. 360 kilo uranyum yayıldı Dünyanın patronları, “güvenli ve temiz enerji kaynağı” olarak nükleer enerjiden dem vururlarken, Fransa’nın güneyinde bulunan Avignon yakınlarındaki Tricastin Nükleer Santrali’nde bir “sızıntı” meydana geldi. İçinde radyoaktif maddenin bulunduğu 30 metreküp (30 bin litre) suyun bir bölümünün yağmur sularına karışarak Gaffière ve Lauzon nehirlerine karıştığını bildiren yetkililer, “Vatandaşlar ve çalışanlar için hiçbir şekilde tehlike olmadı” iddiasında bulundu. Değişik çevre örgütleri tarafından yapılan açıklamalarda ise kazanın gerçek boyutlarının gizlendiği bildirildi. Yetkililerin açıklamasında, “Nükleer santralden sızan 30 metreküp suyun içinde ‘uranyum 235’ maddesi bulunuyordu. Bir litre suyun içinde 12 gr uranyum 235 olduğunu düşünüyoruz” denildiğine dikkat çeken çevre örgütleri, “Bu toplam 360 kilo uranyum 235 maddesinin çevreye saçıldığı anlamına geliyor. Yani normal değerin binlerce kat fazlası. Bunun vatandaşlar ve çevre için tehlike teşkil etmediğini söylemek sorumsuzluk ve yalancılıktır” diyorlar. Çevre örgütlerinin açıklamalarında, devletin verilerine göre radyoaktif değerin normalden 100 kat, uranyum yoğunluğunun ise 6 bin kat fazla olduğuna dikkat çekildi. ‘Su içmeyin, balık yemeyin!’ Gaffière ve Lauzon nehirlerinin geçtiği üç yerleşim bölgesinde köylülerin nehirden su almasını ve balık tutmasını yasaklayan yetkililer, ilk açıklamalarında “Su aktığı için bu sorun kısa bir süre sonra kendiliğinden ortadan kalkacak” demişlerdi. Çarşamba günü yapılan açıklamalarda ise bölgedeki göllerin ve göletlerin de her türlü kullanıma yasaklandığı bildirildi. İlk yapılan açıklamada, “Sulama için su almayın, su içmeyin ve yeni tutulan balıkları yemeyin!” denilirken, daha sonra nehir ve çevredeki diğer göl ve göletlerin her türlü kullanıma yasaklandığı bildirildi. Yetkilileri sorumsuzlukla eleştiren çevre örgütleri, yarı alaycı bir dille, “Yasaklanmayan tek şey kaldı; o da nefes alınması. Eğer nefes almak da yasaklanırsa o zaman vatandaşlar, santralde çalışanlar ve diğer bütün canlı organizmalar tehlikeden kurtulmuş olurlar” diyorlar. Geç haber verildi Tricastin Nükleer Santrali’ndeki kazanın sabah saat 06.30 sularında meydana geldiğini bildiren çevre örgütleri, yetkililerin akşama kadar beklediklerini ve vatandaşları bilgilendirmediklerini söylediler. “Radyoaktif tehlikenin en üst düzeyde olduğu saatlerde kimseye bilgi verilmemesi sorumsuzluğun boyutunu gösteriyor” diyen çevreciler, yetkilileri ellerindeki mevcut bilgileri derhal kamuoyuna sunmaya ve bağımsız uzmanları da araştırma aşamasına çekmeye çağırdılar. Bu tür kazaların gizlendiğini ve artık yapılacak bir şey kalmayınca açıklama yapıldığını bildiren çevre örgütleri, “Nükleer santrallerde bütün kazalar ve arızalar derhal kamuoyuna haber verilmeli ve bağımsız uzmanlardan oluşan bir komisyonun önlemler için karar alması sağlanmalı” diyorlar. Çevre örgütlerini “gereksiz yere panik yapmakla” eleştiren hükümet yetkilileri, “Her şey kontrol altında” açıklaması yaptı. Çevre örgütleri ise bütün bilgilerin açıklanması durumunda tehlikenin boyutunun anlaşılacağını belirterek, “360 kilo uranyumun çevreye saçılmasını normal bir olay gibi göstermek büyük bir sorumsuzluktur” dediler. Bir kaza da Japonya’da Japonya’daki bir nükleer yakıt tesisinde de az miktarda uranyum tozunun çevreye yayıldığı, kazada bir çalışanın radyasyona maruz kaldığı bildirildi. Tokyo’nun yaklaşık 45 kilometre güneybatısındaki Yokosuka’da bulunan tesiste meydana gelen kazada, radyasyona maruz kalan santral çalışanı için bir sağlık tehdidi bulunmadığı kaydedildi. Uranyum sıkıştıran bir ünitenin, inceleme için yerinden sökülen koruma kapsülü olmadan çalışmaya başlaması üzerine, az miktarda uranyum tozunun havaya karıştığı belirtildi. Görevlilerin, çevreye yayılan uranyumu temizlemelerinin ardından santralin yeniden üretime geçtiği ifade edildi. General Electric, Toshiba ve Hitachi şirketlerinin işlettiği tesiste, Japonya’daki nükleer santraller için uranyum üretimi yapılıyor. Nükleer atıkları temizlemek sanılandan pahalı İngiltere’de Avam Kamarası Kamu Hesapları Komisyonu üyesi milletvekillerinin yaptıkları araştırma, ülkedeki nükleer atıkların temizlenmesi ve bazı nükleer tesislerin kapatılmasının maliyetinin tahminlerin çok üzerinde çıkabileceğine işaret etti. Komisyon raporunda, ülkede bulunan nükleer tesislerde önümüzdeki 5 yıl içinde yapılması zorunlu olan çalışmaların toplam maliyetinin öngörülen 73 milyar sterlinlik bütçeyi fazlasıyla aştığı belirtildi. Komisyon üyeleri, artan maliyetler için vergi zammı olmayacağı konusunda hükümetten güvence istediler ve mevcut santrallerle ilgili kapatma ve temizlik işlemleri halledilmeden yeni santral inşaatlarına girişilmemesi yönünde hükümeti uyardılar. Green Peace:Bu kazanın daha büyüğü Türkiye’de de yaşanabilir 1960’lardan bu yana nükleer santraller birçok kez Türkiye hükümetlerinin de gündemine geldi. Ancak bu konudaki en “cesur” adım, AKP Hükümeti’nden geldi. AKP Hükümeti, 2012’ye kadar devreye almayı planladığı nükleer santrallerle ilgili ilk somut adımı attı. 2005 yatırım programına alınan üç nükleer santral için toplam 7 milyon YTL ödenek ayrıldı. Bu çerçevede toplam 4 bin 500 megavat kurulu güçte üç nükleer santralin 2012 yılından itibaren devreye alınması planlandı. “Bu kazalar Fransa’da yaşanıyorsa benzerleri ya da daha büyükleri Türkiye’de de pekalâ yaşanabilir” diyen Greenpeace Akdeniz Enerji ve İklim Kampanyası sorumlusu Hilal Atıcı, Türkiye’nin tehlikeli ve pahalı nükleer enerji için vakit harcamak yerine, bir an önce enerji verimliliğine ve temiz, yenilenebilir kaynaklara yönelerek gerçek bir enerji devrimi gerçekleştirmeye ihtiyacı olduğunu vurguladı. Fransa’da yaşanan olayın nükleer enerjinin barındırdığı risklere bir örnek daha meydana getirdiğini söyleyen Greenpeace Uluslararası Nükleer Kampanya Sorumlusu Aslıhan Tümer de “Bir taraftan nükleer endüstri nükleer enerjinin güvenli olduğuna ikna etmeye çalışırken, bu gibi kazalar nükleer enerjinin ne kadar riskli olduğunun açık kanıtı olmaya devam ediyor” diye konuştu. http://cmo.org.tr/bashaber.php?id=1994
__________________
Dünya için www.kuresel-isinma.org Çevreyi Korumak Aklın Gereğidir. M. Kemal ATATÜRK |
|
|
|
![]() |
| Konu araçları | |
|
|
| Desteklediklerimiz | |
| Reseller Hosting, Dedicated Server, ahosting.biz, ozmena Forum, TVPano Forum, Xyeni, Number1Forum | |