Ana Sayfa   Forum   Bloglar   Albümler   Sinema   Yerli Dizi   Yabancı Dizi   Gruplar

AtaBB Forum   Türkçe-Turkish İngilizce-English

 Advanced Search

ATABB


Her Zaman Daha İyisini Arayanın

 

Geri Git   AtaBB Community > AtaBB Forum > Ansiklopedi

Ansiklopedi Sınırsız ansiklopedi. Bir çok konuda bilgi verebileceğiniz bölüm.

Konunun Derecesi - Radar Nedir.

Cevapla
 
LinkBack Konu araçları
Eski 08-07-2008, 05:17 PM   #1 (permalink)
Oğuzboyu
Average Member
 
Oğuzboyu'ın Avatarı
 
User ID: 2120
Giriş Tarihi: 04-07-2008
Yaş: 19
Mesajlar: 259
Standart Radar Nedir

Radar Nedir
İngilizceden alınma bir sözcük olan radar, radyo dalgalarıyla algılama ve uzaklık ölçümü anlamına gelmektedir. Radarın çalışma ilkesi oldukça yalındır; bir vericiden doğup, bir engele çarparak yansıtılan özel radyo dalgalarının algılanması temeline dayanmaktadır. Radar bir bakıma, gökyüzüne ışık demeti yollayan ışıldakla karşılaştırılabilir. Işıldaktan yayılan demet, sözgelimi bir uçağa rastlayınca yansıma yapar ve ışıldağı çalıştırana geri döner. Bu da, çalıştırıcının cismi görüp, izlemesi olanağını yaratır.
Radar ünitesi, gökyüzüne ışık dalgaları değil, mikrodalgalardan oluşan bir demet salar. Üstelik tek bir ünitesinde hem alıcı hem de vericinin birlikte bulunmaları gibi bir üstünlüğü vardır. Ayrıca, radar ünitesi, yakaladığı cismin hareketlerini ve vericiden uzaklığını algılayacak yeterliliktedir.
Radar, İkinci Dünya savaşı boyunca birçok ulus tarafından kullanıldı. Radarın geliştirilmesi konusunda, savaşın sürdüğü beş yıl boyunca gösterilen aşamaların, elektroniğin tümünde, önceki 25 yılda gösterilenlerden üstün olduğunu belirtmek yerinde olur. Radar teknikleri öylesine geliştirilmiştir ki, elektroniğin başka birçok kolunda da uygulanması olanağı doğmuştur.
Askeri amaçlı kullanımlarının ve yararlarının dışında,radarın meteoroloji deniz ve hava yolculuğu gibi alanlarda da sayılamayacak kadar yararlı kullanımları vardır. Sözgelimi, gökyüzündeki cisimlerin saptanması, fırtına bulutlarının önceden algılanabilmesi, yüksekliğin Ölçülebilmesi, konum saptama ve bulutların altında kalan bölgenin görünümünün elde edilebilmesi gibi konularda, hep radardan yararlanılmaktadır. Günümüzdeki çalışmalarsa, radarla kötü hava dalgalarının ötesinin gözlenebilmesini sağlamaya yönelmiştir. Bu çalışmanın amacı, radarla, insan gözünün algıladığı türden bir görüntü elde etmektir. Aya gönderilen araçların uçuşu sırasında güvenli bir yolculuk ve denetim, radarla sağlanmaktadır. Yeryüzündeki araştırma merkezleri, günümüzde iki aygıt kullanır: Radyo ve radar. Bunlarla elde edilen bulgular, uzay araçlarının konumlarının ve hareketlerinin saptamasını yapacak bilgisayarların, veri bilgisini oluşturur. Kaliforniya’da (A.B.D), Avustralya’da ve İspanya’da sabit temeller üstüne yerleştirilmiş ve çapları 28 metreye kadar ulaşabilen dev yönlendirilebilir antenler aracılığıyla, radyo dalgalarının yönünün saptanması ve radarların uçaklarla uzay araçlarının uzaklık ve hızlarını ölçmesi sağlanmaktadır. Yeryüzündeki araştırma izleme merkezlerinden alman bilgiler, bilgisayarlardan gelenlerle birleştirildikten sonra, denetim merkezi tarafından uzay aracındaki astronota iletilir. Bunun yeryüzünden yürütülmesi, yerdeki sistemlerin elde edecekleri sonuçların, ay dolaylarında yol alan uzay araçlarında elde edilenlerden daha doğru olmasındandır.
Günümüzde kullanılan radar sistemleri, eskilerine oranla hem çok ağır, hem de pahalıdır. Radarlar için gerekli olan radyo frekansları ancak büyük miktarda enerji harcayan ağır elektronik sistemlerle elde edilebilmektedir. Ama yarıiletken devreli ve düşük maliyetli taşınabilir radarlar da yapılmıştır.

Günümüzde radar, gökbilimden uzay uçuşlarının denetim ve yönlendirilmelerine kadar öylesine yaygın biçimde kullanılmaktadır ki, pek az kişi bunun ne kadar yeni bir buluş olduğunu anımsayabilmektedir. Üstelik, radar konusundaki gelişmelerin hemen tümüyle İkinci Dünya savaşı yıllarında elde edildiğini, hele bu gelişmelerin savaşın sonucunu saptamak bakımından son derece önemli rol oynadığını düşünenlerin sayısı, daha da azdır. Gerçekten, İngiliz Krallık Hava Kuvvetleri’nin elinde Almanların nereye ve ne şiddette hava akınları yapacaklarını önceden saptayan radarlar bulunmasaydı, büyük bir olasılıkla İngiltere savaşı yitirecek ve A.B.D’nin daha sonra yapacağı yardım ve katkıların yararı olmayacaktı.
Radarın kökeni önce radyo dalgalarının bulunmasına, sonra da yüzyılımızın başlarında yaşayan Marconi, de Forest v.b. bilim adamlarının gerçekleştirdikleri gelişmelere dayanır. Çalışma ilkesi son derece yalındır: Tıpkı ses dalgalarında olduğu gibi, radyo dalgaları da çarptıkları herhangi bir cisimden yansırlar. Radar sistemlerinin kullanımları uyarlanacakları alanlara göre çok geniş olduğu gibi, yapıları da amaçların niteliğine göre değişik karmaşıklıktadır. Sözgelimi, yalnızca bir cismin algılanmasını sağlayan yalın radarlar olduğu gibi, bu cismin ya da herhangi bir bölgenin görüntüsünün elde edilmesini sağlayan radarlar da vardır. Kuşkusuz, ikinci tür amaçlar için kullanılması gereken aygıtlar, birincilere oranla çok daha karmaşıktır.
En yalın radar, radyo dalgalarını değişmez bir yönde salandır. Bu dalgalar, yollan üstünde herhangi bir cisme çarpınca kuşkusuz geri yansıyacaklar ve radarın alıcı ünitesi tarafından algılanacaklardır. Bu tür bir sistem, cismin varlığını ancak belli belirsiz algılayabilmesine karşılık, çok karmaşık ve çok amaçla kullanılabilir nitelikte elektrik devreleri gerektirir.
Bu tür bir donanım, her şeyden önce, gözlemlenecek cismin yönünün doğru biçimde saptanmasını sağlayacaktır. Antenin döndüğü yönün nesnenin bulunduğu yön olması için, antenin alıcı - verici olarak çalışması, yani radyo dalgalarını hem salması hem de alması gerekmektedir.
Dalgaların salınmalarıyla geri dönüşleri arasındaki zamanın ölçülmesiyle cismin uzaklığı da hesaplanabilir. Radyo dalgalan ışık hızıyla yol aldıklarından, saniyede 300 000 000 metreyi aşarlar. Bu nedenle, tesisten 15 kilometre uzaklıktaki bir nesneyi algılayacak olan dalgaların antene dönüşleri için geçecek zaman, 0,0001 saniyeye eşittir. Elektrik devrelerinin saniyenin milyarda birine varan zaman aralıklarını ölçebildiği düşünülürse, bir radar merkezinin, gözlemlenen cismin uzaklığını kusursuz biçimde saptayacağı da ortaya çıkar. Ayrıca, herhangi bir cismin hangi hızla hareket ettiği de saptanabilir. Antene yaklaşan ya da uzaklaşan bin cisimden yansıyan dalgaların frekansı, antenin saldığı dalgalarınkinden farklıdır. Bu olay, Doppler olayı adıyla bilinmektedir. Buna göre, algılanan cisim yaklaşıyorsa, geri dönen dalgaların frekansları yüksek, uzaklaşıyorsa alçak olacaktır.
Bir radyo alıcısı bir anlamda tersine işleyen bir radyo vericisidir. Yani radyo, yayınlanan elektromagnetik dalgaları alıp, duyulabilir bir sese çeviren devrelerin bileşimidir. Bu bileşim, yayınları alan anten ile başlar.
Kuramsal olarak bir radyo alıcı, sının anteni, vericinin anteni ile eşdeğerdedir. Bu anten gerçekte biraz daha yalındır ve gelen dalgaların frekansında titreşim yapan bir titreşim devresi içerir. Dalgalar antende indüklenmiş bir güç, daha sonra da bir titreşim akımı doğururlar. Bazı antenler çok özel frekansları duyacak biçimde yapılmışlardır. (Sözgelimi, değişmez bir frekansta çalışan radyo - telefon linkleri gibi.) Radyo ve televizyon alıcılarında kullanılanlar gibi antenlerse, çok geniş bir aralıktaki frekanslara duyarlı olmalıdır.
AYARLAMA DEVRESİ
Antenlerin alabildiği birçok frekanstan istenen frekansı ayırabilmek, ayarlama devresiyle yapılır. Doğrudan yükselten alıcılar ve süper heterodinli alıcılar denilen, iki tip ayarlama devresi kullanılır.
Yalnızca özel amaçlar için kullanılan doğrudan yükselten alıcılarda, anten devresi, farklı rezonans koşulları yaratır. Bunu genellikle, titreşim devresindeki değişken bir kondansatör ile yapar. Bu yolla, yalnızca rezonans koşulları ile uyuşabilen frekanslar, bir elektromagnetik güç oluştururlar.
Süper heterodinli alıcılarda, alınan frekans, alıcıdaki bir kaynaktan çıkan bir frekansla karıştırılır. Elde edilen bu değişmez değerdeki karışık frekans, alıcının daha sonraki devrelerine aktarılır. Böylece, süper heterodinli alıcılarda, tüm radyo dalgaları yüksek frekanslı bir yükseltmeden geçirilir ve tek bir istasyonu ayarlama görevi, değişken frekans yaratan karıştırıcı bölüme bırakılır.
Bundan sonra gelen bölüm, her iki alıcıda da detektör ya da demodülatördür (yani ayar bozucu devre). Bu devre, yüksek frekans taşıyıcı dalgalarını ayırır ve başlangıçta yayılmış olan sinyali yeniden oluşturur.
Bu bölümden sonra, sinyal güç yükselticiye gider; orada istenen düzeye kadar yükseltildikten sonra, hoparlöre gönderilir. Hoparlöre gelen bu sesler, tıpkı mikrofon tarafından toplanmış sesler gibi duyulur.
Oğuzboyu Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 09-07-2008, 12:17 AM   #2 (permalink)
TRessam
Co Administrator
 
TRessam'ın Avatarı
 
User ID: 27
Giriş Tarihi: 08-11-2006
Mekan: Samsun
Yaş: 48
Mesajlar: 3,360
Ruh Halim: Mutluyum
Standart İlgi: Radar Nedir

Radarlar günümüzde bir çok alanda kullanılıyor. Pratik olarak altyapısınıda öğrenmiş olduk.
Teşekkürler.
__________________
Birleşmek başlangıçtır,
Birliği sürdürmek gelişmedir,

Birlikte çalışmak başarıdır.
TRessam Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Etiketler
radar nedir

Konu araçları

Gönderi Kuralları
Kendi yeni konularını düzeltemezsin
Kendi mesaj cevap yazamazsın
Kendi mesaj eklentilerini düzeltemezsin
Kendi mesajlarını düzeltemezsin

BB Kod Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 06:24 AM.


Desteklediklerimiz
Reseller Hosting, Dedicated Server, ahosting.biz, ozmena Forum, TVPano Forum, Xyeni, Number1Forum


Powered by vBulletin® Version 3.7.3 Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO