Ana Sayfa   Forum   Bloglar   Albümler   Sinema   Yerli Dizi   Yabancı Dizi   Gruplar

AtaBB Forum   Türkçe-Turkish İngilizce-English

 Advanced Search

ATABB


Her Zaman Daha İyisini Arayanın

 

Geri Git   AtaBB Community > AtaBB Genel Konular > Bayanlarımız > Bebek ve Çocuk

Bebek ve Çocuk Annelik Babalık Bebek Bakımı

Konunun Derecesi - A-Zye Bebek ve Çocuk Sağlığı.

Cevapla
 
LinkBack Konu araçları
Eski 05-12-2006, 07:15 PM   #1 (permalink)
Zero Relax
Best Member
 
User ID: 3
Giriş Tarihi: 20-10-2006
Yaş: 30
Mesajlar: 7,689
Standart A-Zye Bebek ve Çocuk Sağlığı

ALTINI ISLATMA (ÇOCUKLARDA)


Geceleri altını ıslatan çocuklar psikolojik olarak içe dönük ve eziklik hissine kapılırken, bu sorun ailelere bıkkınlık veriyor. Yatağını ıslatan çocuğun kişilik gelişimi olumsuz etkileniyor. Çocuk bunu bir sır gibi saklıyor, arkadaş evinde kalamıyor, yaz kampları, okul gezileri, spor turnuvalarına katılamıyor ve ülkemizdeki her 7 çocuktan birisi geceleri yatağını ıslatıyor.

Çocuklarda gece işemeleri konusunda bugüne kadar sayısız araştırmaları bulunan Danimarka Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Norgaard dün ülkemize bir ziyarette bulundu. Çocuklarda uykuda işeme durumunun 2-3 yaşlarına kadar normal olduğunu, ondan sonra gece işemelerinin mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini ve bu durumun çocukların kendilerine olan güvenlerini azalttığını söyledi;" Yaptığımız araştırmalar çocuklardaki bu rahatsızlığın psikolojik herhangi bir yönünün bulunmadığını, tamamiyle fizyolojik bir rahatsızlık olduğunu gösteriyor. Çocuklarda "ADH" adı verilen bir tür su tutucu hormon, geceleri gündüze nazaran iki misli seviyeye çıkar. Bu da idrar kesesinde biriken sıvı miktarını azaltır. Ancak çocukta bu hormon eksik olduğunda çocuk idrarını kontrol edemez ve gece tam işeme yapar. Çoğu aile bunu bilmiyor, çocuğun sorununu psikolojik zannediyor, halbuki basit bir ilaç tedavisi ile sorun kolayca hallolur" dedi.

Ülkemizde ilkokul çağındaki 7 çocuktan birisi "enüretik" yani geceleri altı işiyor. Bazen bu durum yetişkin çağı dediğimiz 17-18 yaşlarına kadar devam edebiliyor. Yine araştırmalar daha çok erkek çocukların gece altlarına işediğini gösteriyor. Burundan günde 1 kez kullanılan sprey ise, hormon eksikliğine bağlı gece işeme sorunu olan çocuklara çare oluyor. 6 ay düzenli olarak kullanılması tavsiye ediliyor, ilk kullanımından itibaren yatak kuruluğunu sağlıyor.
__________________
Oyun bitince şah da, piyon da aynı kutuya konur...

Haberler Hakkındaki Şikayetler...



.
Zero Relax Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-12-2006, 07:16 PM   #2 (permalink)
Zero Relax
Best Member
 
User ID: 3
Giriş Tarihi: 20-10-2006
Yaş: 30
Mesajlar: 7,689
Standart

ANİ BEBEK ÖLÜMÜ SENDROMU

Ani bebek ölümü sendromu (ABÖS), 1 yaşından küçük bebeklerin bilinmeyen nedenlerle aniden ölmelerini tanımlayan bir terimdir. Ani bebek ölümü sendromu (beşik ölümü olarak da bilinir) gelişmiş ülkelerde 1-12 aylık bebekler arasında en sık görülen ölüm nedenidir.
Birkaç tıbbi araştırmada, bu sendromla ilişkili biyolojik ve çevresel risk etmenlerinin belirlenmiş olmasına karşın gerçek nedenle ilgili kesin bilgi yoktur. Dünya çapında yapılan birçok çalışmada yüzükoyun (karnının üstüne) yatırılan çocukların yüksek risk altında oldukları gösterildi. Bebeklerin yatırılma pozisyonu ülkeler arasında farklılık gösteriyor; ABD deki bebekler on yıl önce çoğunlukla yüzükoyun yatırılıyordu. Daha sonra bazı ülkelerde olduğu gibi ABD de de annebabalar, sağlıklı bebeklerin sırtüstü yatırılması için teşvik edilmeye başlandı.

Bir çalışmada ABD de yüzükoyun yatırılan bebeklerin oranının 1992 yılında %70 olduğu, ancak 1996 yılında %24 e düştüğü saptandı. Aynı süre içinde ani bebek ölümü sendromu yaklaşık %38 azaldı. Diğer bir çalışmada, düşük gelir düzeyine sahip, Afrika kökenli Amerikalı annelerin bebeklerini yüzükoyun yatırma olasılığının daha fazla olduğu belirlendi. Araştırmacılara göre, doğumdan sonra bebeğinin hastanede yüzükoyun yatırıldığını gören annelerin %93 ü evde de aynı pozisyonda yatırıyor.

Ani Bebek Ölümü Sendromuna İlişkin Risk Faktörleri:

Ani bebek ölümü sendromunu olasılığını artıran faktörler

- Yüzükoyun uyuyan bebekler

- Sigara dumanına maruz kalan bebekler

- Anneleri gebelik döneminde sigara içenler

- Anneleri ilk hamileliği sırasında 20 yaşından küçük olanlar

- Anneleri doğum öncesi sağlık bakımı için hiç başvurmayanlar ya da geç başvuranlar

- Erken doğan ya da düşük doğum ağırlıklı bebekler

- Kış aylarında doğanlar

- Erkek bebekler

Risk Azaltmanın Yolları:

Ani bebek ölümü sendromunu önlemenin güvenli bir yolu olmamasına karşın, riski azaltabilecek önlemler şunlardır:

- Dogum öncesi bakiminizi iyi yapin, hamilelik esnasinda rutin doktor kontrollerinizi aksatmayin, beslenmenize dikkat edin.

- Bebeginizi mümkün oldugunca anne sütüyle besleyin.

- Çarsafi gergin ve temiz, çarsaf kivrimlari da sikica kapali olsun.

- Bebekleri sırtüstü ve sert zeminde yatirin.

- Bebeğinizin odasında sigara içmeyin

- Bebeginizi karyolanin alt ucuna yatirin.

- Uykuda bebeginizin basini örtmeyin.

- Yatagina silte, oyuncak vs. koymayin.

- Bebeğin altına yastık ya da battaniye gibi yumuşak malzemeler yerleştirmeyin

- Bebeği çok sıcak ortamda bulundurmayın (giydirerek, örterek ya da aşırı sıcak bir odada yatırmayın)

- Rutin kontrolleri ve aşıları yaptırın, olagandisi belirtiler gördügünüzde mutlaka doktora danisin.

- Hafif bir hastalıktan sonra bile bebeği birkaç gün yakından gözlemleyin

- Bebeğinizin bulunduğu odayı sık sık havalandırın.
__________________
Oyun bitince şah da, piyon da aynı kutuya konur...

Haberler Hakkındaki Şikayetler...



.
Zero Relax Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-12-2006, 07:16 PM   #3 (permalink)
Zero Relax
Best Member
 
User ID: 3
Giriş Tarihi: 20-10-2006
Yaş: 30
Mesajlar: 7,689
Standart

ANNE SÜTÜ VE EMZİRME

Gebelik dönemi boyunca annenin memeleri, doğacak bebek için dünyadaki en uygun sütü üretecek ve kullanmaya hazırlayacak bir fabrika haline gelir. Meme başının etrafındaki deriden yağlı bir madde salgılanmaya başlar. Bu doğal madde, emziren annenin meme ucunu çatlaklardan korur.

Memede süt üreten hücre kümeleri vardır. Hücrelerden toplayıcı kanallara taşınan süt meme ucuna yakın süt havuzuna gelir. Meme ucunda kanallar daralarak birleşir. Süt meme ucundaki deliklerden dışarıya akar.

Memedeki süt yapımını sağlayan madde annenin beyninden salgılanan prolaktin adlı bir hormondur. Prolaktin salgısı doğumdan sonra bazı annelerde hemen bazılarında dört gün içinde artmaya başlar.

Kan damarları, memede süt yapımı için gereken maddeleri süt hücrelerine taşır. Prolaktin etkisiyle memeler sütle dolar. Bu sürede memede kan damarları daha çok kan taşır ve memeler sıcak ve sert olur.

Süt nasıl akar?

İlk sütün rengi sarımtıraktır. Olgun süt ise beyaz ve inek sütünden daha sulu görünümdedir. Bebek büyüdükçe anne sütünün rengi değişir.

Süt yapılır yapılmaz memeden dışarı salınmaz, sütün akması için bebeğin emmesi gerekir. Bebeğin etkin emmesi için memeye iyi yerleştirilmesi ve memeyi iyi kavraması çok önemlidir. Bebek emerken, meme başındaki sinirlerden başka uyarılar da çıkar ve bu uyarılarla annenin beyninin başka bir bölümünden oksitosin adlı bir diğer hormon salgılanır.

Oksitosin süt adacıklarının etrafındaki küçük kasları etkiler. Bu etki ile kaslar kasılır ve süt, süt adacıklarından meme başındaki kanallara taşınır. Bebeğin emmesi ile meme ucunda bulunan 10-15 delikten süt dışarıya akar. Her iki meme aynı anda çalışır. Bebek bir memeden emerken, diğer memeden süt damlayabilir.

Bebek emmeye başladığında, ilk önce meme başının hemen arkasında bulunan süt havuzundaki birikmiş sütü alır. Bu süt hemen tükenir. Süt akımının devamı için oksitosin salgısının uyarılması gereklidir.

Memede süt yapımı ve yapılan sütün meme ucuna ulaşması bebeğin her iki hormonun yapımını uyaracak kadar kuvvetli ve etkin emmesi ile gerçekleşir. Bunun için bebeğin sık aralıklarla memeye yerleştirilmesi ve bebeğin de meme başını iyice kavraması gerekir.

Nasıl yerleştirilmeli?

İlk günlerde bebeği yatarak emzirmek anne için daha rahat olabilir. Bu durumda bebek yan yatmış olan anneye dönük yatırılır. Anne serbest kolu ve eliyle bebeği memesine yaklaştırabilir. Annenin ve bebeğin arkasının birer yastıkla desteklenmesi bebeğin yerleşmesine yardımcı olur. Eğer anne oturarak emziriyorsa, dik oturmalı veya hafifçe eğilmeli ancak kucağı düz olmalı.

Bebek ağzını iyice açarak ve dilini hareket ettirerek emer. Bebeğinizi yavaşça memeye yaklaştırın, ağzını meme başına dokundurun. Emzirmenin başlangıcında anne meme ucunda acı hissedebilir. Ancak emzirme boyunca meme ucunun acıması bebeğin memeyi doğru kavramadığını gösterir. Meme ucunda acı duyulmasının nedeni, bebeğin dilini meme yerine meme ucuna karşı hareket ettirmesidir.

Ağız yeterince açılmamışsa, dil meme ucuna sürtünerek zedelenmesine yol açacaktır. Bebek emdikten sonra doymuş görünmüyorsa sorun var demektir.

Bebek nasıl emer?

Eğer bebek memede uygun biçimde tutulmuyorsa iyi ememez ve annenin meme başları zedelenip acıyabilir. Bebeğin iyi emmesi için ağzıyla yalnız meme ucunu değil, etrafındaki kahverengi alanı da kavraması gerekir. Bebek emmeye yaklaştırılırken, ağız mümkün olduğunca açık olmalı ve çene memeye dayanmalı. Bebeğin ağzını iyice açması için meme ucu bebeğin alt ve üst dudaklarına değdirmeli.

Eğer bebek memeyi doğru olarak kavramışsa her emme işlemi sırasında çenesinin, bazen de kulaklarının hareket ettiği görülür. Bebek sürekli emmez. Kuvvetli emme hareketlerinden sonra kısa dinlenme aralıkları olur.

Emzirme pozisyonları

Klasik beşik tutuşu: Bu pozisyonda sırtınızı destekleyen rahat bir koltuğa oturun. Memenizi elinizle C şeklinde tutarak destekleyin. Bebeğinizin yüzü, karnı ve dizlerini size dönük biçimde midenize dayayın. Bebeğinizin başı dirseğinizin çukur kısmında bulunmalı. Kolunuzun yorulmaması için gerekirse yastıkla destekleyin.

Futbol tutuşu: Bebeğinizin bacaklarını koltuğunuzun altından sarkıtın. Bebeğinizin başını elinizle destekleyin, gerekirse elinizin altına bir yastık koyun. Bu tutuş memenizin kontrolü ve bebeğinizin emişi açısından kolaydır. İkiz bebeği olan anneler için idealdir.

Çapraz beşik tutuşu: Bebeğinizi, emzireceğiniz memenin aksi tarafındaki kolunuzun içine yatırın. Bebeğinizin vücudu size dönük ve meme hizasında olmalı. Bu şekilde bebeğinizin başını daha rahat kontrol edersiniz.

Yatarak emzirme: Hafif yan yatar biçimde sırtınızı ve omzunuzu bir yastıkla destekleyin. Kolunuzu bebeğinizin başının arkasından geçirerek onun vücudunu, diğer elinizle de memenizi destekleyin. Bebeğinizin sırtına bir yastık koyun, ağzı meme ucuna gelecek şekilde yanınıza yatırın.
__________________
Oyun bitince şah da, piyon da aynı kutuya konur...

Haberler Hakkındaki Şikayetler...



.
Zero Relax Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-12-2006, 07:16 PM   #4 (permalink)
Zero Relax
Best Member
 
User ID: 3
Giriş Tarihi: 20-10-2006
Yaş: 30
Mesajlar: 7,689
Standart

ANTİBİYOTİĞE BAĞLI İSHAL

Antibiyotikler, özellikle clindamisin, ampisiun cephalosprin, aminoglikoside bağırsak zarı şişmesine neden olarak ishal yapabilir. Antibiyotik kökenli ishal oldukça yaygındır. Clindamisin kullananların %25i ve ampicillin kullananların %10 u ishal olmaktadır. Antibiyotikle bağlantılı ishalin en ciddi şekli (pseudo-memrenous colitis) denilen ve antibiyotiğin büyük abdestin oluşum ortamını değiştirmesinden dolayı bazı bakterilerin gelişmesini sağladığı durumdur. Bu da kolonda enflamasyon yapar. Tipik olarak ishal belirtisi antibiyotik alınmasından 4-10 gün sonra ortaya çıkar. Fakat antibiyotiğin kesilmesinden sonra belirtilerin %25i ortadan kalkar.
Teşhis

Antibiyotik uygulaması sırasında veya birkaç hafta sonra görülen ishal, karın krampları ve ateş en tipik belirtilerdir.

Doktorunuz ishalin antibiyotik kullanımına bağlı olduğundan şüphe ederse, büyük abdestin mikroskop muayenesini yaptırır. Buna bağlı kolitlerde, clostriduim diffıcile adlı bir organizma bulunur.

Antibiyotik kesildikten sonra çoğu kişinin rahatsızlığı geçer. Bazılarında ise ishal ve susuzluk devam eder. Başka kişilerde ise pseudo-membranous kolit ömür boyu sürebilir.

Tedavi

Doktorunuz ishale neden olduğunu düşündüğü herhangi bir antibiyotiği derhal keser. Belirtiler hafifse, doktorunuz cholestyramine tavsiye eder. Bu ilaç clostriduim difficile organizmasını yok eder. Daha ciddi durumlarla vancomycin veya metronidazole kullanılabilir. Hastalık tekrarlayabilir ve birkaç tertip daha ilaç gerekebilir.
__________________
Oyun bitince şah da, piyon da aynı kutuya konur...

Haberler Hakkındaki Şikayetler...



.
Zero Relax Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-12-2006, 07:16 PM   #5 (permalink)
Zero Relax
Best Member
 
User ID: 3
Giriş Tarihi: 20-10-2006
Yaş: 30
Mesajlar: 7,689
Standart

APANDİSİT (ÇOCUKLARDA)

Bazı karın ağrıları, diğerlerinden daha ciddi olabilir. Çocuğunuz karın ağrısından yakınıyorsa, ağrının nerede olduğuna dikkat edin. Ağrı birkaç saat içinde karnın sağ tarafına doğru ilerler ve daha keskin ve şiddetli bir hal alırsa, ciddi bir durum olan apandisitten kuşkulanılır. Apandisit, 6 yaşın üzerindeki çocuklarda sık görülür, ancak daha küçük çocuklarda da ortaya çıkabilmektedir. Yaşamı tehdit edebildiğinden, bu tür belirtiler görüldüğünde, apandisit olabileceğinin düşünülmesi ve hemen doktora başvurulması önemlidir.

Çocukların doktora tam olarak ne hissettiklerini söyleyemedikleri durumlarda da, giderek daha geliştirilen bazı tanı araçları, apandisitin saptanmasına yardımcı olur. Bir çalışmada, ultrasonografi (yansıyan ses dalgalarıyla görüntü oluşturulması) ve bilgisayarlı tomografinin (ayrıntılı radyografik görüntüler elde edilmesi için bilgisayar programının kullanıldığı bir röntgen tekniği) çocuklara apandisit tanısı konmasına yardımcı olduğu bildirilmiştir.


APANDİSİT NEDİR?


Apandisit, apendiksin (karnın sağ alt bölümünde kalınbarsağın kenarından dallanan dar bir kanal) enflamasyonudur. Daha çok çocuklarda ve genç erişkinlerde görülür. Apendiksin vücutta bilinen bir işlevi yoktur. Ancak enflamasyonlu bir apendiks tedavi edilmediğinde, yırtılarak ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Apendiks yırtıldığında içindekilerin karın boşluğuna dağılması, peritonite (karın boşluğunu kaplayan zarın enflamasyonu) neden olabilir. Genellikle apandisitin nedeni, çoğu vakada bir feçes yumrusuyla olmak üzere, apendiksin tıkanmasıdır.


BELİRTİLER:


İlk belirti genellikle göbek hizasında başlayan, yavaş yavaş şiddetlenen ve çoğu kez karnın sağ tarafına geçen ağrıdır. Karın ağrısı hareketle, derin soluk alırken, öksürürken, hapşırırken ya da o bölgeye dokunulduğunda şiddetlenebilir. Bazen, özellikle küçük çocuklarda, ağrı karnın başka bir bölgesinde görülebilir.


İştah kaybı


Bulantı


Kusma


Ağrıdan sonra başlayabilen hafif ateş


Kabızlık (ancak bazı çocuklarda küçük müköz dışkı çıkabilir)


YAPILMASI GEREKENLER :


Yırtılma tehlikesi bulunduğundan, apandisit acil bir durum olarak kabul edilir. Çocuğunuzda apandisit olduğunu düşünüyorsanız, hemen doktora başvurunuz.


TEDAVİ:


Apandisit apandektomi (ameliyatla apendiksin çıkartılması) ile tedavi edilir. Insanlar apendiksleri olmadan normal bir yaşam sürebilirler.
__________________
Oyun bitince şah da, piyon da aynı kutuya konur...

Haberler Hakkındaki Şikayetler...



.
Zero Relax Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-12-2006, 07:17 PM   #6 (permalink)
Zero Relax
Best Member
 
User ID: 3
Giriş Tarihi: 20-10-2006
Yaş: 30
Mesajlar: 7,689
Standart

APGAR TESTİ

Apgar testi, doğumdan 1 dakika sonra uygulanan ve 5 dakikalık aralarla tekrarlanan, bebeğin genel sağlık durumunu değerlendirmek amacıyla yapılan bir testtir. Apgar testi sonucunda elde edilen skor, bebeğin soluk alıp vermesine ilişkin olarak herhangi bir acil tedbir alınıp alınmayacağının da göstergesidir. Test, şu konularda yapılır:
Kalp atışı, solunum yeterliği, kas yapısı, burun deliğine konan içi boş bir tüpe (kateter) tepki ve cilt rengi.

10 puanlık bir skor bebeğin mümkün olabilecek en iyi durumda olduğunu gösterir. Bu durumda, kalp atışı dakikada 100 den fazladır; bebek iyi soluk alıp vermekte ve ağlamaktadır; aktiftir, burun deliklerinden birine kateter sokulduğunda hapşırır ve öksürür; cilt rengi, elleri ve ayakları da dahil olmak üzere, tamamen pembedir.

Skorun 0 ila 4 arasında gerçekleşmesi durumunda bebeğin kalp atışı yavaştır ya da az duyulur ve cilt rengi, soluk ya da mavidir; refleks tepkisi yoktur ya da hafiftir.

Çoğu bebekler 7 ila 9 puan arasında bir skor ortaya koyarlar ve soluk almalarını engeleyen mukozanın temizlenmesinden başka bir müdahale gerektirmezler.

Doğumdan sonraki birinci dakikada 4 ya da daha az puan içeren bir skor kaydedilen bebekler soluk alıp vermelerini sağlamak için acil yardıma gereksinim duyarlar. Bu test sonuçlarından daha ileri düzeyde sonuçlar çıkarılamaz: Apgar testi skoru, çocuğun gelecekteki gelişme ve zekâsının bir göstergesi olamaz.
__________________
Oyun bitince şah da, piyon da aynı kutuya konur...

Haberler Hakkındaki Şikayetler...



.
Zero Relax Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-12-2006, 07:17 PM   #7 (permalink)
Zero Relax
Best Member
 
User ID: 3
Giriş Tarihi: 20-10-2006
Yaş: 30
Mesajlar: 7,689
Standart

ASİTLİ İÇECEKLER VE ÇOCUKLAR

Asitli içeceklerin hiçbir besleyici özellik taşımadığını belirten uzmanlar, ailelerin süt ve meyve suyu tüketimini özendirmesini istiyor.
Gençlerin severek tükettikleri asitli içeceklerin şişmanlığa neden olduğu bildiriliyor. Uzmanlar, gençlerin besleyici özellikleri olmayan asitli içecekler yerine, süt ve meyve suyu tüketimine özendirilmeleri için aileleri uyarıyor.

Mayo Clinic Beslenme Direktörü Dr. Jennifer K. Nelson, kilo alımında yenen gıda miktarı kadar alınan kalorilerin de önemli olduğuna dikkat çekiyor. Boş kaloriler içeren "soft" içeceklerin tüketiciler için ek şeker kaynağı olduğuna dikkat çeken Nelson, şu uyarılarda bulunuyor:

"Bu ek kaloriler çeşitli aktiviteler ile yakılmadığı takdirde, bir yılda kızlarda 7, erkeklerde ise 12 istenmeyen kiloya neden olur. Asitli içeceklerin diğer bir zararı da açlık hissini gidermemesi ve kişileri başka şeyler yemeye yöneltmesidir, bu da elbette alınan yeni kaloriler anlamına gelir. Aileler de çocukların yiyecek miktarı ve kalitesine dikkat etmeli, bu içecekler yerine sağlık için yararlı besinler içeren süt ve meyve suyu tüketimi konusunda çocukları uyarmalıdır."
__________________
Oyun bitince şah da, piyon da aynı kutuya konur...

Haberler Hakkındaki Şikayetler...



.
Zero Relax Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-12-2006, 07:18 PM   #8 (permalink)
Zero Relax
Best Member
 
User ID: 3
Giriş Tarihi: 20-10-2006
Yaş: 30
Mesajlar: 7,689
Standart

ATEŞ (ÇOCUKLARDA)

Ateş nedir, neden yükselir, ne zaman normalin üstünde kabul edilir, nasıl düşürülür?

Ateş (pirezis) kelimesinin kökeninin Perikles’e dayandığı bilinmektedir. Perikles (M.Ö. 495-429) döneminde yaşamış Yunanlı bir filozoftur. Perikles döneminde hekimler bir takım enfeksiyonları ateş tipi ile tanımlıyorlardı. Ateş bir hastalık değildir. Bir enfeksiyon, bir ödem, bir doku hasarı, aşı gibi nedenlerle vücut ısısını düzenleyen termoregülatör merkezdeki dengenin bozulmasıdır. Çocuğun kulaktan veya ağızdan ölçülen ateşi 36-36,8 ise bu normal ateştir.

YÜKSEK ATEŞ NEDİR?

Rektal: 38, koltukaltı: 37, oral: 37,5 olarak ölçülen ateş yüksek ateştir. Yüksek ateş küçük çocuklarda havaleye neden olabilmektedir. Ayrıca ateş miyokard fonksiyonlarını olumsuz etkiliyebilmektedir.

Çevresel faktörlerin (çevre ısısının artması, çeşitli metabolik hastalıklar, bazı ilaçlar) ısıyı artırmasına “hipetermi” denir. Ateşi yükselen kişi üşüdüğünü, oysa hipertermik kişi ise vücudunun ısındığını hisseder.

ATEŞ NEDEN YÜKSELİR?

Ateşe neden olabilecek mikroorganizma (bakteri veya virus) vücuda girer. Bu mikroorganizmalar pirojen adı verilen çeşitli maddeler salgılarlar.

Vücut da cevap olarak endojen adı verilen maddeler salgılar. Vücudun ısısını dengede tutan termoregulatör bölge harekete geçer. Vücudun çeşitli organlarında (akciğer, beyin,vb) bulunan yağ asidi ve türevlerinden oluşan bileşikler sentezlenir. Bunun sonucunda ateş oluşur.

ATEŞLİ ÇOCUKLARDAKİ ACİL DURUMLAR

Ateşli çocukta aşağıdaki belirtilerden bir veya bir kaç tanesi varsa zaman kaybetmeden bir doktora gidilmesi gerekiyor.

Özellikle 2 aydan küçük çocuklarda görülen ateşde,

40 derecenin üstündeki ateşde,

Uyku eğilimi varsa,

Cildinde mor döküntüler oluşuyorsa,

Zor nefes alıyorsa,

Yutkunma güçlüğü varsa,

Geçmişinde havale geçirdiyse,

Boyunda katılık varsa,

Devamlı kusma, diyare varsa.

ATEŞ NASIL DÜŞÜRÜLÜR?

Çocuk ateşlendiğinde alınacak temel bazı önlemler şöyle sıralanabilir:

Giysilerini çıkartmak.

Ilık suyla banyo yaptırmak veya ıslak bezlerle vücut ateşini düşürüp sık sık ölçümlerle ateşin seyrini izlemek.

Yüksek ateşde normalinden daha fazla sıvı ihtiyacı olduğu için bol sıvı almasını sağlamak.

Ateşi oluşturan sebebin ne olduğunun tesbit ve tedavisi için doktora başvurmak.

Çocuk ateşlendiğinde yapılmaması gerekenlerse şöyle:

Üşüyebilir diyerek giysilerini çıkartmamak.

Aşırı dozda ateş düşürücü kullanmak.

12 yaş altındaki çocuklarda aspirin kullanmak.
__________________
Oyun bitince şah da, piyon da aynı kutuya konur...

Haberler Hakkındaki Şikayetler...



.
Zero Relax Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-12-2006, 07:18 PM   #9 (permalink)
Zero Relax
Best Member
 
User ID: 3
Giriş Tarihi: 20-10-2006
Yaş: 30
Mesajlar: 7,689
Standart

ATEŞ (YENİDOĞANDA)

Ateş genelde vücudun herhangi bir enfeksiyona tepkisidir. Yeni doğmuş bebeklerde ateş ayrıca vücudun su kaybetmesi ya da sıcak iklimlerde bebeğin sıcakta fazla kalması dolayısıyla da ortaya çıkar.
Tüm bunlara bakılmaksızın, rektuma (makata) sokulan bir termometre vasıtasıyla bebeğin ateşinin 38° C olarak ölçülmesi durumunda doktorunuza başvurmanız gerekir. Bebekte herhangi bir ateş ciddi bir durumdur ve nedeni araştırılmalıdır.

Bebeğinizin ateşini ne zaman ölçmelisiniz? Bebeğinize dokunduğunuzda sıcaklık hissediyor musunuz? Onu öptüğünüzde alnı sizin dudaklarınızdan daha mı sıcak? Bebeğiniz normalden farklı şekilde huysuz ya da sessiz mi? Bebeğinizin uyku ritmi birdenbire değişti mi? Bebek kusuyor mu ya da ishal mi? Göğsü tıkanık gibi mi? Bebek artık altını ıslatmıyor mu? Bu sorulardan herhangi birine "evet" diye cevap verdiyseniz ya da sezgileriniz yanlış giden bir şey olduğunu söylüyorsa, bebeğinizin vücud ısısını bir termometre ile ölçün.

Bebeğin vücut ısısı, rektuma sokulan bir termometre ile alınır. Bunun için özel bir rektal termometreye (uç kısmı yuvarlatılmış) gereksinim vardır. Ayrıca, termometrenin kolayca girebilmesi için uç kısmı bir miktar vazelin ya da kremle yağlanmalıdır.

Termometreyi anüsten rektuma yaklaşık 2.5 cm. kadar sokun ve birkaç dakika bekleyin. Kesinlikle, termometreyi rektumda bırakarak bebeğin yanından ayrılmayın, bebeğin ani bir kıvranması ya da hareket etmesi nedeniyle termometre daha derine kayabilir ve rektumda bir yaralanmaya neden olabilir. Bebeklerin vücut ısıları değişiklikler gösterebilir. Vücut ısıları genellikle sabahları daha azdır ve öğleden sonra veya akşama doğru gittikçe artar. Bebeğinizin vücut ısısı 38°C den daha az olduğu sürece ateşi yok demektir.

Bununla beraber, eğer vücut ısısı 38°C in üstünde ise, başka hiçbir hastalık belirtisi ya da işareti olmasa bile derhal doktorunuza danışmanız gereklidir. Doktorunuz bebeği muayene etmek isteyebilir. Doktorların, hafif ateşten başka hiçbir hastalık belirtisi olmadığı halde bir bebeğin hastaneye yatırılmasını istediği durumlar ender değildir. Bunun nedeni yalnızca zararsız bir virüs olabilir; ancak, yeni doğmuş bebeklerin yüzde 10 unun bir aylık olana kadar çeşitli enfeksiyonlara maruz kalabileceğini bilen doktorlar, menenjit gibi ciddi bir hastalık olasılığını ortadan kaldırmak için bebeğin hastanede kalmasını isteyebilirler.

Çoğu doktor ateş düşürücü olarak asetaminofen verir. Bununla beraber, eğer doktor tarafından tavsiye edilmemişse, yeni doğmuş bebeğinize kesinlikle herhangi bir ilaç vermeyiniz.
__________________
Oyun bitince şah da, piyon da aynı kutuya konur...

Haberler Hakkındaki Şikayetler...



.
Zero Relax Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-12-2006, 07:18 PM   #10 (permalink)