|
||||
| Sinema | Hava Durumu | Bloglar | Üye Albümleri | Gruplar | Referanslar | İstatistikler | Yasaklı Üyeler | Yerli Diziler | Yabancı Diziler |
|
|||||||
| Ana Sayfa | Forum | Üye Ol - Register | Bloglar | Yardım | Üye Listesi | Takvim | Arama | Bugünün Gönderileri | Forumları Okundu İsaretle |
| Duyurular Forum yönetimi tarafından yapılan duyurular ve yenilikler |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu araçları |
|
|
#11 (permalink) |
|
Administrator
Site Owner (Ceo) ![]() User ID: 1
Giriş Tarihi: 18-11-2007
Mekan: Türkiye / Istanbul
Yaş: 30
Mesajlar: 581
Ruh Halim:
Blog Entries: 7
|
MADDE 35- İçinde bulunduğumuz teknoloji ve bilişim çağında bilgisayar ve elektronik cihazlar modern hayatın vazgeçilmez unsurları hâline gelmiştir. Bilgisayarlar ve bilgisayar kontrollü cihazlar evlerde ve işyerlerinde kullanıldığı gibi, insanların ellerinde mobil olarak taşıyacağı ve kullanacağı şekle kadar küçülmüş ve gelişmiştir. İnsanlığın kullanımına sunulan bütün teknolojik olanaklara paralel olarak bilgisayarlar, internet, bilgisayar ağları ve otomatik veri sistemleri, suçlular tarafından suç işlenmesinde yoğun olarak doğrudan veya dolaylı olarak kullanılmaya başlanılmıştır. Suçlular tarafından bilgisayar ve diğer elektronik cihazların kullanımı, suç soruşturması veya kovuşturmasında kullanılacak delil konseptini de genişletmiştir. Başta bilgisayarlar olmak üzere diğer elektronik cihazlarda (PDA, PALM, Cep Telefonu ve benzerleri) “elektronik delil” olma niteliğine doğru bir gelişme gözlemlenmektedir. Bulunabilecek elektronik delillerin özelliğini ve somut olaydaki rolünü anlamak ve değerlendirmek, potansiyel elektronik delil içeren olay yerine nasıl müdahale edileceği ve bu gibi durumlarda nasıl bir yol izleneceği de önem kazanmıştır.
Bilişim ile ilgili suçların soruşturma ve kovuşturma evrelerinde, adli bilişim esaslarına uyulması gerekir. Adlî bilişim işlemleri, çoğunlukla ortalama hatta bazen ortalamanın üzerindeki bir bilgisayar kullanıcısı tarafından dahî vakıf olunmayan konulardır. Yoğunlukla bilgisayar bilimiyle uğraşan insanların ilgi sahasına girmekle birlikte, adlî bilişim müstakil bir bilim dalıdır ve soruşturma makamlarını doğrudan ilgilendirmektedir. Adlî bilişim; delil tespit etme, delil toplama, delil muhafaza etme, delil çıkartma delil inceleme ve toplanan delillere ilişkin rapor hazırlama aşamalarından oluşmaktadır. Bilgisayarlar ve diğer elektronik cihazlarda adlî bilişim işlemleri, bu cihazların hem suçlular tarafından suçu işlemede araç olarak kullanıldığında hem de herhangi bir suçun işlenmesinde doğrudan kullanılmasa dahi, suçluların bilgisayarları kendi aralarındaki iletişimde veya işlemlerini kolaylaştırmak ve bilgilerini yedeklemek için kullanımı durumunda da yapılmaktadır. Bilgisayarlarda yapılan adî bilişim işlemlerine örnek olarak; elektronik delillerin muhafazası, elektronik delillerin incelenmesi ve raporların hazırlanması; herhangi bir dosyaya erişim, yaratılma ve son yazma sürelerinin belirlenmesi, internet üzerinden hangi sitelere hangi zamanlarla bağlandığının tespit edilmesi, internetten hangi dosyaların download edildiğin (indirildiğinin) tespit edilmesi, uzantısı değiştirilen dosyaların orijinal halinin belirlenmesi, silinen dosyaların, klasörlerin ve bölümlerin geri getirilmesi, şifreli dokümanların (winword, zip, vb.) şifrelerinin kırılması, veri taşıyan elektronik deliller üzerinde kelime araması yapılması, veri taşıyan elektronik deliller üzerinde hash analizi yapılması, veri taşıyan elektronik deliller üzerinde dosya türleri belirlenmesi (file signature analysis) veya bir bilgisayarda önceden yazdırılan dokümanların araştırılması verilebilir. Tasarının birinci fıkrasıyla, hukuk sistemimizde yeni bir müessese olarak bilişim suçlarına ilişkin bilirkişilik işlemlerinin adlî bilişim uzmanları tarafından yerine getirilmesi öngörülmüştür. Eklemek gerekir ki adlî bilişim uzmanlarının sahip oldukları bu nitelikleri gereği genel bilgisayar ve hukuk bilgisine de sahip olmaları gerekmektedir. Maddenin ikinci fıkrasıyla, adlî bilişim uzmanlığı ve adlî bilişim yetki belgesine ilişkin esas ve usûllerin yönetmelikte belirleneceği hükme bağlanmıştır. Maddenin üçüncü fıkrasında ise, bu Kanun kapsamına giren suçlarla ilgili olarak sadece adlî bilişim uzmanı yetki belgesi olanların bilirkişilik yapabileceği, adlî bilişim uzmanları hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun bilirkişiliğe ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür. MADDE 36- Maddeyle, iletişimin denetlenmesi tedbirinin, Tasarı kapsamına giren suçların soruşturma ve kovuşturmasında hangi şartlarla uygulanabileceği belirtilmiştir. Bilişim ağı kullanılmak suretiyle işlenen suçların ortaya çıkartılması ve takibinin klasik koruma tedbirleriyle yerine getirilmesi mümkün değildir. Esasen bilişim ağı kullanılmak suretiyle işlenen suçlar bilgisayar ve teknolojinin sunduğu imkânlar kötüye kullanılmak suretiyle işlenebilmektedir. Suç ve ceza siyaseti bakımından bu nevi suçların takibi, suç delillerinin elde edilmesi ve kovuşturulması için kovuşturma makamlarının yargılama sırasında başvuracağı delillerin de muhafazası ve elde edilmesi büyük bir önem arz etmektedir. Tasarıyla, iletişimin denetlenmesi tedbirine başvurabilmesi belli bazı koşulların gerçekleştirilmesine bağlı kılınmıştır. Bir defa bu tedbire başvurulması için suçun bu Tasarı kapsamında yer alan suçlardan birinin olması gerekmektedir. İkinci olarak, suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde etme imkânının olmaması gerekir. Nihayet bu tedbire başvurulmasına ilişkin usul ve esaslarda Ceza Muhakemesi Kanununun 135 inci maddesi hükmü tatbik edilecektir. MADDE 37- Maddeyle, Tasarı kapsamında sayılan suçlara ilişkin yeni bir koruma tedbiri türü olarak içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin ne şekilde uygulanacağına ilişkin esas ve usullere yer verilmiştir. Maddenin birinci fıkrasına göre, Tasarıda sayılan suçların soruşturulmasında veya kovuşturulmasında suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı hâlinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle içeriğe erişimin engellenmesine karar verilebilecektir. Maddenin ikinci fıkrasına göre, verilen kararda veya yazılı emirde; yüklenen suçun türü, şüpheli veya sanığın elektronik posta adresi, elektronik bağlantı yoluyla ve diğer şekillerde iletişim kurmasını sağlayacak bilgiler, erişim sağlayıcılarına ilişkin bilgiler ve tedbirin süresi yer alacaktır. Tedbir kararı en çok üç ay için verilip bu süre, bir defa daha uzatılabilecektir. Ancak, suçun, bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması hâlinde, hâkim, bir aydan fazla olmamak üzere sürenin müteaddit defalar uzatılmasına karar verebilecektir. Maddenin üçüncü fıkrasında, milli güvenliğin açıkça gerekli kıldığı hallerde veya kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması muhtemel olduğu durumlarda Tasarıda yer alan suçların işlenmesi söz konusu olmasa bile bu tedbire başvurulabileceği belirtilmiştir. Maddenin son fıkrasında ise, başta Anayasa olmak üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve taraf olduğumuz diğer uluslararası sözleşme ve bildirgeler paralelinde, iletişim ve ifade özgürlüğünün bir teminatı olarak, içeriğe erişimin engellenmesi tedbirine sadece bu maddede belirtilen esas ve usullere göre başvurulabileceği öngörülmüş, ancak 15 inci madde hükmü saklı tutulmuştur. MADDE 38- Maddeyle, bilgisayar, bilgisayar program ve verileri, çevre birimlerinde arama, kopyalama ve elkoyma tedbirinin uygulanmasına ilişkin esas ve usullere yer verilmiştir. Bireye ait kişisel bilgiler üzerindeki hak, temel insan haklarından olduğundan hakkın kısıtlanabilmesi için yasal düzenleme gerekeceği açıktır. Ayrıca, bu işlemin hâkim kararı ile yapılabilmesi gerekmektedir. Gerçeğin açığa çıkarılması yönünden, bilgisayarlardaki kayıtların ceza ve hukuk davalarında delil, iz, eser ve emare oluşturacağı konusunda kuşku bulunmamaktadır. Bu nedenle hem bu olanağı sağlamak ve hem de bireysel yararları saklı tutmak amacıyla bilgisayar, bilgisayar programları ve verileri ile yazıcı, tarayıcı ve modem gibi bilgisayar yan donanımları ve veri saklama birimlerinde arama yapılması belirli koşullara tabi kılınmış bulunmaktadır. Bilindiği üzere, bilgisayarlar üzerinde arama ve el koyma konusunda açık bir düzenleme 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun yürürlüğe girmesinden önce mevcut değildi. Konuyla ilgili yasal düzenleme ilk defa bu kanunun 134 üncü maddesinde kabul edilmiştir. Maddeyle, kişisel mahremiyete yapılacak müdahalenin asgari seviyede tutulması için, ilk önce şüphelinin bilgisayarında arama yapılması öngörülmektedir. Örneğin, bir bilgisayarda sadece lisanssız yazılım yüklenmiş olup olmadığına, bilgisayarda sadece bir kullanıcının tanımlanmış olup olmadığına veya bilgisayarda sadece mevcut dosyalar içerisinde çocuk pornografisi içerikli bir miktar resim dosyası bulunup bulunmadığına bakmak için bilgisayara el koymadan olay yerinde çok hızlı bir şekilde arama yapılabilir. Bu durumda yapılan aramaların, bilgisayarın asıl verilerini değiştirmeden adli bilişim yöntemleri ile yapılması gerekmektedir. Arama işlemi, birden fazla şekilde yapılabilir. Örneğin; arama olay yerinde yapılır ve çıktılar kağıda yazdırılıp tutanak halinde imzalanabilir; arama olay yerinde yapılır ve çıktılar elektronik ortamda hazırlanabilir; olay yerinde bilgisayarların kopyası alınır ve arama daha sonradan yapılabilir veya olay yerinde bilgisayarlara elkonur ve işlemler kolluk tarafından kendi mekanlarında yapılabilir. Ancak, olay yerinde birden fazla bilgisayar var ise veya bilgisayarlardaki veri alanları büyükse veya silinmiş, gizlenmiş ve şifrelenmiş dosyalar üzerinde ayrıntılı aramalar yapılacaksa donanımlara elkonulması gerekebilir. Bilgisayar, bilgisayar programları ve verileri ile yazıcı, tarayıcı ve modem gibi bilgisayar yan donanımları ve veri saklama birimleri, büyük bir kuruluşa ait ise ve cihazlara elkonduğunda kuruluş faaliyetlerini devam ettiremeyecek durumda kalırsa veya elkonacak veriler bütün sistemdeki verilerin bir kısmı ise, bütün sistemlere elkoymaksızın, sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilmelidir. Bu husus da tutanağa kaydedilip ilgililer tarafından imza altına alınmalıdır. Eğer sistemlere elkonulacaksa ve çıkarılacak kopya içerisinde suç teşkil eden içerik bulunmuyorsa, şüphelinin istemesi halinde bu kopyadan bir örnek çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır. Ceza Muhakemesi Kanunu 134 üncü maddesinin ikinci fıkrasında elkoymanın şartı, “şifrenin çözülememesi” olarak belirlenmiştir. Adli bilişim bilgisayar incelemelerinde, işletim sistemi kullanıcı adı ve parolasına (şifresine) gerek olmadığından bu ifadeye Tasarı metninde yer verilmemiştir. Ayrıca, elkoyma işlemi parolanın çözülememesinden dolayı değil, incelemenin uzun sürmesi durumunda gerekli olmaktadır. Öte yandan, Ceza Muhakemesi Kanununun 134 üncü maddenin beşinci fıkrasındaki “kopyası alınan veriler kağıda yazdırılarak..” ifadesine Tasarı metninde yer verilmemiştir. Zira bilgisayar çıktılarının tamamının kağıda yazdırılamayacağı (video dosyası, müzik dosyası, çalıştırılabilir dosya, kütüphane dosyası, vb.) gibi yazdırılacak metinler çok fazla sayfa tutabilir. UYAP projesi göz önünde bulundurulduğunda artık her hâkim ve Cumhuriyet savcısının kendisinde veya işyerinde bilgisayar sistemlerinin bulunması, incelemelerin mümkün mertebe bilgisayar ortamında yapılmasını sağlayacaktır. MADDE 39- Maddeyle görevli mahkeme ve yargılama usulü belirlenmektedir. Tasarı kapsamında yer alan suçların kovuşturulmasında uygulanacak yargılama usulleri dikkate alındığında, bu suçların yargılamasında madde itibariyle yetkili olacak mahkemelerin de uzmanlaşmalarını sağlamak amacıyla bu Tasarı kapsamındaki suçların kovuşturulmasında asliye ceza mahkemelerinin yetkili olduğu belirtilmiş, ancak bir yerde birden fazla asliye ceza mahkemesinin dairesinin bulunması hâlinde bu davaların Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca yetkilendirilen mahkemelerde görüleceği hükme bağlanmıştır. MADDE 40- Maddeyle, Tasarıdaki bazı maddelerin uygulanmasına ilişkin esas ve usûllerin Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde çıkarılacak yönetmeliklerle düzenleneceği hükme bağlanmıştır. GEÇİCİ MADDE 1- Maddeyle, uygulamada internet kafeleri olarak adlandırılanlar da dahil olmak üzere hâlen ticari amaçla toplu kullanım sağlayıcı durumunda bulunanlara, yönetmelikle belirlenecek olan çalışma şartları için gerekli hazırlıkları yapma imkânı sağlanmıştır. MADDE 41- Yürürlük maddesidir. MADDE 42- Yürütme maddesidir.
__________________
To Be Or Not To Be |
|
|
![]() |
| Etiketler |
| eserleri, fikir, sanat, sayili, yasasi |
| Konu araçları | |
|
|
| Desteklediklerimiz | |
| Reseller Hosting, Dedicated Server, ahosting.biz, ozmena Forum, TVPano Forum, Xyeni, Number1Forum | |