Ana Sayfa   Forum   Bloglar   Albümler   Sinema   Yerli Dizi   Yabancı Dizi   Gruplar

AtaBB Forum   Türkçe-Turkish İngilizce-English

 Advanced Search

ATABB


Her Zaman Daha İyisini Arayanın

 

Geri Git   AtaBB Community > AtaBB Genel Konular > Genel Konular

Genel Konular Genel içerikli konular, yorumlar ve eleştiriler

Cevapla
 
LinkBack Konu araçları
Eski 10-06-2007, 06:51 PM   #1 (permalink)
öğretmen
New Member
 
User ID: 154
Giriş Tarihi: 05-01-2007
Yaş: 60
Mesajlar: 4
Comment Yellow Bati TÜrklerİ Neden Sevmez? -1

BATI, TÜRKLERİ NEDEN SEVMEZ?
1930 YILLARDA Almanya’daki Hitler zulmünden kaçıp Türkiye’ye gelen Yahudi asıllı Alman Profesör Dr. P. Neumark (Daha sonraları hukuk ve iktisat fakültelerinde hocalık yapmıştır.) bazı öğrencileri ile İstanbul Boğazı’nda yaptıkları bir gezi sırasında, öğrencilerinden biri şu soruyu sorar:”Avrupa Türkleri neden sevmez hocam?” (Prof. Neumark’ın verdiği cevabı cep defterine kaydeden avukat bu belgeden şunları okumuştur)
Çok samimi itiraf edeyim ki, Avrupalılar Türkleri gerçekten sevmezler ve sevmeleri de mümkün değildir. Türk ve İslam düşmanlığı asırlardır kilisenin ve Hıristiyanların en küçük hücrelerine kadar sinmiştir. Sebeplerine gelince;
1- Avrupalılar sizleri Müslüman olduğunuz ve İslamiyet’i yaydığınız ve Müslümanları asırlarca himaye ettiğiniz için sevmezler
2- Sizler farkında değilsiniz ama, onlar şu gerçeği çok iyi bilirler; Tarihten Türkler çıkarılırsa tarih kalmaz. Osmanlı arşivi tam olarak ortaya çıkarsa, bu günkü tarihlerin yeniden yazılması gerekirdi. Osmanlı arşivi kasıtlı olarak çürütüldü ve imha edildi.
3- Dün Avrupa’nın pazarıydınız. Şimdi Avrupa’yı Pazar yapmaya başladınız.
4- En az 400 yıl Avrupa’nın sırtında ve ensesinde at koşturdunuz.
5- Selçuklular Anadolu’yu, Osmanlılar ise Balkanları ve Orta Avrupa’yı Haçlılara mezar ettiler.
6- Sizi silah ile yenemeyenler, kendilerine benzeterek, milli ve manevi değerlerinizden kopararak yendiler ve hâkimiyet sağladılar. Giyiminizden yaşantınıza kadar her şeyi kendilerine benzettiler. Ahlâkî değerlerinizi yıprattılar. Ve sonra kendi içinizde sizi bölmeye başladılar.
7- Selçuklu ve bilhassa Osmanlı canını, kanını ve malını İslamiyet uğruna feda etmeseydi; Kuzey Afrika, Ortadoğu Hıristiyan ülkesi olurdu. Ve belki İslamiyet Hicaz’da azınlık olarak kalırdı. Batı her yerde İslamiyet’i kendi inançlarına göre kanalize etti. Ama Osmanlı Asr-ı Saadet devrindeki inancı devam ettirdi.
8- Kilise size kin kusmaktadır. Çünkü sebepler yukarıdadır.
9- Ben İstanbul’a geldiğimde Türkiye’de 2 üniversite vardı. Şimdi 19 a çıktı. Osmanlı Devleti’nde medreseler köylere kadar yaygındı. Her medresede bilim vardı. İlk denizaltıyı Osmanlı yaptı. Sizin haberiniz yok ama batı biliyor.
10- Sizler milli kimliğinize dönerseniz Avrupa’nın medeniyet ve refahı yıkılır. Ama batı size bu imkânı vermez.

Yorumlara geçmeden önce Batı nedir? Ne değildir? Ona bakalım önce yani kısaca batının tarihine bir göz atalım;
En eski uygarlıkların Girit adasında ortaya çıktığını söylüyor belgeler. Antik Yunan ve Roma uygarlığı oluşturmuş batının temellerini. Antik Yunan’da ne var? Ülke dağlık ve tarıma elverişli olmadığından zorunlu olarak denizcilikle uğraşmaya başlamışlar. Zaten Girit Uygarlığının temeli de denizcilik. Elbette bu durum onlara bir avantaj da sağlamış: gezmek, görmek ve yeni bilgiler toplayarak onlardan yararlanmak, işte Antik Yunan kültürünün çıkış noktası da budur. Ancak burada unutulmaması gereken bir konu var ki o da; Atina ve Spartalıların, Korintlilerin kolonizasyon hareketini gerçekleştirmeleri, yani bir nevi sömürgeciliğe başlamaları. Bir çok Finike kolonisini onların ellerinden almaları. Akdeniz, Karadeniz kıyılarında çok sayıda koloniye sahip oldular böylece, bir başka deyişle kendinde olmayanları başkalarının topraklarından almak, tabiî ki parasız.
Roma, daha geniş bir alana ve daha güçlü olarak yayıldı. Tüm Akdeniz çevresi, Ortadoğu, Mısır, Fransa ve hatta İngiltere topraklarının bir kısmı. Tam bir emperyalist devlet. Bütün bu yerler tek bir yer için çalışacaklar; Roma için. Anadolu’da üretilen buğday ve üzüm Roma’nın. Anadolu, Romanın tahıl ambarı. Halklar da Romalıların köleleri, tüm imparatorluk halkları Roma’da ve ülkenin değişik yerlerinde yaşayan elit sınıf Patriçilerin hizmetinde. Onlar ülkenin asil ve seçilmiş insanları. Roma imparatorluğu öyle bir imparatoluk ki, her türlü rezaletin, çirkinliğin pisliğin, ahlaksızlığın kaynağı. Düşünün bir kere; kız kardeşiyle evlenen imparatorlar Roma’da, annesini ve karısını genelevde, devlete gelir getirmek için satan imparatorlar Roma’da! Eh böyle bir uygarlığın temelinden çıkan uygarlık da herhalde ondan aşağı kalamıyacaktır.
Hristiyanlık Roma topraklarında ortaya çıkmıştır. Çünkü her türlü ahlaksızlık, kötülük, fenalık, insanların ezilmesi, eşitsizlikler, adaletsizlikler hepsi mevcut bu toplumda. Bu dini 250 yıl inceleyen Roma İmparatorları onu kendi yaşantılarına uydurarak ya da uydurtturarak 312 yılında Milano Fermanı ile serbest bıraktılar, 385 yılında da devletin resmi dini yaptılar. Tabi gerçek İncil kaybedilmiş, 360 a yakın uydurma İnciller ortaya çıkmış, daha sonra bunlar İznik Konsilinde 4 e indirilmiştir. Ölçü ne? Neye göre 4 e indi? Bilen yok ve hala bu gizem devam ediyor. Yoksa Don Browne Da Vinci Şifresi’ni yazar mıydı?
Kavimler göçü, Hunların Avrupa’ya gelişleri, onların önünden Romalıların barbar dedikleri Slav, Got, Vandal, Süev, Frank, Alleman, Angıl ve Saksonların Roma topraklarına yerleşmeleri, ve ortaya çıkan yeni bir kültür; ROMA-GERMEN kültürü. %70 Roma, %30 Germen. İşte bu günkü batı kültürünün temelleri.
Ortaçağ! Batı için karanlığın başlangıcı, doğu’da ise aydınlık ve parlaklık. Gelişmişlik, refah ve mutluluklar ülkesi, zenginlikler ülkesi, adaletin dağıtıldığı hem de hakça dağıtıldığı doğu. Çünkü İslam Dini ortaya çıktı, insanların ufku açıldı. Dogmalar yok oldu, gerçekler geldi. Birlik beraberlik, İslam kardeşliği geldi. Kişisel çıkarlar geri plana itildi, toplum çıkarları ön plana çıktı. Ben değil biz önem kazandı. İnsanlar birbirine saygı duymayı, saymayı, Allah rızası için birbirini sevmeyi öğrendi ve sevdi.
Peki ya Batı?! Karanlıklar ve yokluklar içinde, tabi halk. Soylular varlık içinde yüzüyorlar, eşitsizlik, adaletsizlik, haksızlar alabildiğince var. İnsanlar köle, soyluların kölesi. Yüzbinler, onları, beşleri besliyor. Eşitsizliğin hüküm sürdüğü böyle bir toplumda elbette huzur ve asayiş olmayacaktır. Zaman zaman isyanlar çıkacak, iç savaşlar olacaktı. Bu devirde yani Ortaçağ’da Avrupa’da siyasi otorite de yoktu zaten, otoriteyi kilise sağlıyordu. Her şey kilisenin gözüyle görünüyor, her şey kilisenin düşüncesiyle düşünülüyordu. Onun olmaz dediği olmuyordu. Düşünmek, konuşmak, söz söylemek, kilise kurallarına ve onun isteklerine karşı çıkmak yasaktı. Uymayanlar ya aforoz edilip dinden çıkartılıyor, ya enterdi ediliyor, ya da içine şeytan girmiş denilerek yakılıyordu. İnsanlar patlama noktasına gelmişlerdi, bunu fark eden elitler ve kilise onların enerjilerini ve dikkatlerini başka yöne çekmek, onları kullanmak, yeni yerler ve topraklar kazanmak başka bir deyişle bir taşla birkaç kuş vurmak için Müslümanları ve İslam ülkelerini hedef gösterdiler. Bununla da yetinmeyerek onlara; cennete gireceksiniz, baba oğul böyle istiyor, kafirlerin(!) malları sizindir, yağmalayınız diyerek zavallı halkı kışkırtılar. Öyle ya o insanların hiç değeri yoktu elitler ve papazlar için, onlar sadece sürüydü. İşte batıda insana verilen değer budur.
Böylece tarihin ilk kitle savaşları olan HAÇLI SEFERLERİ bu mantıkla başladı. Sonuç batı açısında karlı oldu elbette, doğunun zenginliklerine tam sahip olamadılar ama teknolojisini aldılar, bilmedikleri, görmedikleri yeniliklerle karşılaştılar. Dünyanın yuvarlak olduğunu öğrendiler en azından. Batıdaki Rönesans ve Reform hareketlerin başlangıç noktasıdır Haçlı Seferleri. Nitekim 15 ve 16. yüzyıllarda bu iki hareket ortaya çıktı batıda ve Aydınlanma çağı başladı.
Fakat batılıların reform hareketiyle başlattıkları din savaşları uzun yıllar devam etti. Özellikle Fransa’da etkili oldu bu savaşlar. 1574 deki Saint Bartelmi yortusu sırasında çıkan katliamda binlerce insan katledildi ve bunların etleri kasap dükkanlarında günlerce satıldı ve yendi. Evet yanlış okumadınız yediler birbirlerinin etlerini, yamyamlar gibi. Afrikalı yaparsa yamyam, batılı yaparsa uygar. İşte yine batının güzel yüzü!!
Coğrafi keşifler; Müslümanlardan öğrenilen denizcilik bilgileriyle başladı. Haritalar, rüzgârların esiş yönleri, akıntılar vb hepsi Müslüman denizcilerden çalındı ve öğrenildi. (Colomb’un ikinci kaptanı ve kılavuzu Kuzey Afrikalı bir Müslümandır) Bu sayede yeni yerlere gitme, bilmediklerini keşfetme hareketi başlattılar. Ama temel düşünceleri yine SÖMÜRMEKTİ. Çünkü batı demek sömürmek demektir. Böylece Amerika kıtası, Hindistan, Avustralya ve Uzak doğu’ya gidildi ve yayılmacılık başladı.
Özellikle İspanyollar Orta Amerika uygarlıklarını yağma ettiler, tonlarca altını Avrupa’ya taşıdılar. Oysa Mayalar onları çiçeklerle karşılamışlardı. Onlar ne yaptılar? Mayaları yok ettiler, ne için? Altın için!! Hele İspanyol Cortes’in yaptıkları, ciltler dolusu kitap yapar. Vahşetlerini ballandıra ballandıra anlatırlar. Ya Kuzey Amerika’da yapılanlar? Kızılderili katliamları ya da soykırımları. Tahmini 20 milyon olan Kızılderililerden günümüze sadece 300.000 kalmış, başka bir deyişle nesilleri tükenmiş, kim yaptı bunları???
Evet batı tarihinin ve uygarlığının derinliklerinde gözyaşı, kan ve vahşet yatar. Özellikle 19. ve 20. yüzyıllar tam bir sömürme ve dünyayı paylaşma yüzyıllarıdır. Bu yıllarda çıkan büyük savaşlar neticesinde bu günkü güçlü, emperyalist, her şeyin kendisine ait olduğunu iddia eden, hatta uzayı bile kendisini sanan devletler ortaya çıkmıştır. Bir siyasetçimizin dediği gibi; “batı doğudan aldıklarının telif haklarını ödemeye kalksa parası ve sermayesi yetmez.” Bence çok doğru ve yerinde bir söz.
-Devamı var-
__________________
Aklın yoksa yandın! Ya kalbin yoksa? O zaman zaten yoksun![SIZE="4"
öğretmen Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-06-2007, 07:04 PM   #2 (permalink)
Planet
Average Member
 
Planet'ın Avatarı
 
User ID: 396
Giriş Tarihi: 27-02-2007
Mesajlar: 433
Ruh Halim: Kafayi-Yedim
Standart

Hocam büyük bir keyifle okudum.Devamını bekliyorum.
__________________
Ufo gören masum köylü


Planet Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-06-2007, 07:47 PM   #3 (permalink)
öğretmen
New Member
 
User ID: 154
Giriş Tarihi: 05-01-2007
Yaş: 60
Mesajlar: 4
Comment Yellow Bati TÜrklerİ Neden Sevmez?-2

Gelelim Prof. Neumark’ın dediklerinin yorumlarına;
1- Avrupalılar sizleri Müslüman olduğunuz ve İslamiyet’i yaydığınız ve Müslümanları asırlarca himaye ettiğiniz için sevmezler; Çünkü İslamiyet eşitlik, adalet, insan sevgisi ve insana saygı getirdi. Bu ilkeler batılı anlayışa terstir. Selçuklu Anadolu’ya, Osmanlı Balkanlar’a geldiğinde insanların inançlarına, yaşayışlarına, gelenek ve göreneklerine karışmadı. Onları özgür bıraktı. Bu kilisenin ve batılı soyluların anlayışına terstir. Çünkü onlar kendi insanlarının emeğini, varlığını gücünü, kuvvetini hasılı her şeyini sömüreceklerdir. Onlara insan olduklarını unutturmuşlardı. Yeni gelenler ise, yani Selçuklu ve Osmanlı onlara insan olduklarını hatırlatmışlardı. Bu durum batılı egemenlerin işine gelir miydi hiç? Onlar, tekere çomak sokmuşlardı. İste XI.-XIII. Yüzyıldaki Haçlı seferleri, Balkanlarda, XIV. Yüzyılda Sırpsındığı ile başlayan ve I. Kosova, Niğbolu, Varna ve II. Kosova savaşları hep bu nedenle yapılmıştır.
Türkler, 1054-55 yıllarında Selçuklu Hükümdarı Tuğrul Bey’in Bağdat Seferinden sonra Halifenin kızıyla evlenip Abbasi halifesinin O’na “DOĞUNUN VE BATININ HÜKÜMDARI” unvanını vermesiyle, Halifenin siyasi yetkileri Tuğrul Bey’e geçmişti. Türkler böylece İslam dünyasının liderliğini üslendiler.
Bu liderlik, 1517 de Yavuz Selim’in Mısır’ı fethiyle perçinleşmiş ve kutsal emanetler İstanbul’a getirilerek halifelik Osmanlılara geçmiştir. Bu tarihten yıkılışa kadar Osmanlılar İslam dünyasının lideri olmuşlar ve dünyanın her yerinde Müslümanların yardımına koşmuşlardır. Özellikle II.Abdülhamit’in İslamcılık politikası İngiliz emperyalizminin en korkulu rüyası olmuş, İngilizler, çeşitli oyunlarla 1908 de II. Abdülhamit’i tahtan indirtmişlerdir. (Bkz; Doğan Avcıoğlu Milli Kurtuluş tarihi I. Cilt sayfa 37-48)
Türkler, özellikle Osmanlılar batının sömürüsüne karşı durmuşlar, onunla uzun yıllar mücadele etmişler ve onları engellemişlerdir. Bakın I. Dünya Savaşı’ndan sonra İngiliz başbakanı ve ABD başkanı Türkler hakkında ne diyorlar;
Lloyd George; Bir insanlık kanseri, kötü yönettikleri toprakların etine işlemiş bir yara (a.g.e. sayfa 35)
ABD başkanı Wilson; “uygar dünya bilmelidir ki, Müttefiklerin savaş amaçları, her şeyden önce ve zorunlu olarak… Türklerin kanlı istibdadına düşmüş halkların kurtarılmasını ve Avrupa uygarlığına kesinlikle yabancı olan Osmanlı İmparatorluğu’nun Avrupa dışına atılmasını içerir.”(a.g.e. sayfa 34)
Bu cümleler bize hiç yabancı gelmiyor. Daha dün Saddam için de böyle dememiş miydi ABD başkanı? Evet, bu gün Irak’a özgürlük getirdiler, hepimiz izliyoruz televizyonlardan.
2- Sizler farkında değilsiniz ama onlar şu gerçeği çok iyi bilirler; Tarihten Türkler çıkarılırsa tarih kalmaz. Osmanlı arşivi tam olarak ortaya çıkarsa, bu günkü tarihlerin yeniden yazılması gerekirdi. Osmanlı arşivi kasıtlı olarak çürütüldü ve imha edildi. Evet maalesef batılı tarihçiler, tarih biliminin temel kuralı olan objektifliğe aykırı hareket etmişlerdir. Olaylara hep kendi pencerelerinden bakmışlarıdır. Ne yazık ki bizler bu durumu hep görmezlikten gelerek onların bu anlayışına çanak tutmuşuz. Batıdan alınan her şey doğrudur, batı ileridir, batı haklıdır vs vs hep batı batı demiş durmuşuz. Hiç unutmam 1980 yıllarda özel televizyonlar ilk çıktığında Star Tv de yorum yapan Meriç Köyatası yaptığı yorumun sonunda şöyle demişti; “Sayın izleyiciler batı Allah’ı tanıdı, İslam’ı tanıdı, siz de inanabilirsiniz.” Tabi bunu kinayine olarak söyledi yorumcu ama bunda da bir çok gerçekler gizli.
İstanbul 13 Kasım 1918 de İtilaf Devletleri tarafından işgal edildi ve bu işgal 6 Ekim 1923 yılına kadar sürdü. Şimdi soruyorum ben; Osmanlı arşivlerinden hangi belgeler nerelere gitti? Nasıl oluyor da tek nüsha olan “Fatih Sultan Mehmet zamanındaki Tavşanlı Tuz Yasaknamesi Paris’te bulunuyor. Bunun gibi onlarcasını söylemek mümkün
1930 yılında tonlarca arşiv belgesi hurda kağıt fiatına Bulgaristan’a satıldı. Vagonlar dolusu evrak. Şimdi Bulgarlar bu evrağı düzenleyip muazzam bir arşiv meydana getirdiler. Biz kendi kendimize tarihimizi yok ediyoruz. Âlî Paşa’nın dediği gibi; “siz dışarıdan biz içeriden bir türlü yıkamadık bu devleti”
Günümüzde batı yok Ermeni sokırımı, yok Pontus soykırımı gibi aslı astarı olmayan uydurma sözlerle gerçekleri gizlemeye, çarpıtmaya çalışıyor. Hatta başbakanımızın söylediği; “gelin arşivlerimizi açtık, sizde açın tarihçiler araştırsın” sözleri hiç itibar görmedi. Neden? İstenmiyor gerçeklerin ortaya çıkması, gerçekler ortaya çıkarsa batının da gerçek yüzü ortaya çıkacak. Nasıl ki soğuk savaş döneminde Demirperde varken SSCB ne kadar güçlüydü. Ama 1991 den sonra kof olduğu ortaya çıktı. İşte batı bundan korkuyor ve çekiniyor.
I. Dünya Savaşı sırasında ve öncesinde İngiliz casusları Arapları Türkler aleyhine kışkırtılar. Mısır’da, Mezopotamya’da, Arabistan’da Arap milliyetçiliği körüklendi, solcu Müslümanlar ortaya çıktı. Şerif Hüseyin savaşın en kızgın anında arkadan vurdu Türk ordularını. (sonraları çok pişman olmuştur, ölürken de İzmir Marşının çalınmasını istemiştir.)
Bakın İngiliz başbakanı Lloyd George 29 Haziran 1917 tarihindeki Glasgow nutkunda neler diyor; “Mezopotamya (Irak ve Kuveyt) Türk değildir, hiçbir zaman Türk olmamıştır.(Oysa 8. yüzyıldan itibaren İslamiyet’i kabul eden Türkler Avasım hattı tabir edilen bu günkü Kuzey Irak, Musul, Kerkük, Elcezire, Süleymaniye, Güneydoğu Anadolu, Halep dolaylarına yerleştirilmeye başlanmıştır. Anadolu’dan önce Türkleşen yerler buralarıdır.) Mezopotamya’da bir Türk bir Alman kadar yabancıdır. Türklerin burayı nasıl yönettiği ise herkesçe bilinmektedir. Mezopotamya eskiden cennet bahçesiydi. (herhalde İslamiyet öncesindeki Asur, Babil, Elam, Akadlar dönemi kastediyor, yani zulümlerin kol gezdiği dönem) Eskiden uygarlığın beşiği, tapınağı ve buğday ambarı olan bu yer, Türklerin egemenliği altında çöl olmuştur. (Dikkat ederseniz petrolden söz etmiyor. Tıp ki günümüzde ABD’nin söylediği gibi, istemen yan cebime koyuver mantığı) Mezopotamya’nın geleceği hakkında kararı, toplandığı zaman Barış Konferansı verecektir. Fakat bir şey şimdiden kesindir: Mezopotamya, Türkün yakıp yı9kıcı zorbalığına yeniden asla bırakılmayacaktır. (Doğan Avcıoğlu Milli Kurtuluş Tarihi cilt I sayfa36) Olaylar aynı ama aktörler değişik, dün İngiliz, Fransız, bu gün ABD
Türkler hiçbir zaman ele geçirdikleri yerleri yıkıp yakmamışlardır. Tam tersine oraları imar etmişlerdir. Bu bir gerçek. Hele hele Arap toprakları Türkler sayesinde mamur hale gelmiştir. Yukarıdaki sözlerden hareketle bazı Arap milliyetçileri; Türkler bizi sömürdü demektedirler. El insaf neyi sömürülecek, çölü mü? Kaldı ki yıllarca Surre Alayları o topraklara, en yok zamanlarda bile milyonlarca altın liralar taşıdılar. Bakın tarihe.
I. Dünya Savaşı sırasında Mavi Kitap diye uyduruk yayını İngilizler yayınlamadı mı? Amaç kendilerini haklı göstermek. İsyanlarla, savaşlarla öldürülen Ermenilerin suçlarını Türkler üzerine atmak. (bu konu ayrıca incelenecek)
3- Dün Avrupa’nın pazarıydınız. Şimdi Avrupa’yı Pazar yapmaya başladınız.
1930 yıllardan söz ediyoruz dikkat ederseniz. Evet, 30 larda Türkiye’de savaş uçağı yapılıyordu Nuri Demirağ tarafından, hatta iki filo uçak İtalya’ya satıldı da İtalyanlar bunları II. Dünya Savaşı’nda kullandılar. Maalesef 19. yüzyılda batı istediği gibi antlaşmalar imzalattırıp, istediği gibi ve fiyattan mal sattı. Osmanlı ülkesi batının açık pazarı oldu. 1838 Balta Liman Ticaret Antlaşması bunun en güzel örneğidir.
Hele günümüze göre düşünürseniz, Prof. Neumark’ın 1930lardaki sözlerini daha iyi anlarsınız. Bu gün AB’ye almaya nazlanıyorlar, açıkcası (bana göre) Türkiye’nin potansiyelinden korkuyorlar. Pazar olacağını bilseler hiç düşünmeden alırlar AB’ye bizi ama kendilerinin Pazar olmalarından korktukları içn nazlanıyorlar.
Bu gün Avrupa ülkelerinde özellikle batı Avrupa ülkelerinde nüfus artışı eksilerdedir. İngiltere’de -%02, Almanya’da -%01,5-2 civarındadır. Yani Avrupa azalıyor ve yaşlanıyor.
4- En az 400 yıl Avrupa’nın sırtında ve ensesinde at koşturdunuz
Öyle ya Osmanlı’nın balkanlara geçişini 1353 olarak alırsak, 1878 Osmanlı-Rus savaşına kadar geçen süre 500 yıldan fazladır. Balkanların fethinin tamamlanmasını 1448 II. Kosova olarak kabul edersek, 1878 e kadar yine dört yüz yıl eder.
Bu dört yüz yılda Türkler Batı’ya uygarlığı, insanlığı, hoşgörüyü öğrettiler. Avrupalı senyörlerin, derebeylerin sömürü çarkına çomak soktular, batılılara kendilerinin de insan olduğunu hatırlattılar. Tabi ki böyle bir milleti sever mi batı? Elbette sevemez, sevmez, düşman olur.
5- Selçuklular Anadolu’yu, Osmanlılar ise Balkanları ve Orta Avrupa’yı Haçlılara mezar ettiler.
Sömürmek amacıyla doğuya doğru kitle savaşlarını başlatan batılılar 11.-13. yüzyıllarda Selçuklu, Eyyûbi ve Memlûk’ler ile mücadele ettiler. Sadece 1096-1099 I. Haçlı Seferinde 500.000 den fazla haçlıya mezar oldu Anadolu.
4. maddede de belirttiğim gibi Osmanlıların Balkanlara geçmesinden sonra Haçlı saldırıları tekrar başladı. Sırpsındığı, I. Kosova, Niğbolu, Varna, II. Kosova tüm bunlar haçlıların Türkleri Balkanlardan çıkarmak için başlattıkları saldırılardır. Geçtiğimiz yıllarda Bosna’da, Kosova’da yapılan soykırımlar hep yukarıda sözü edilen haçlı saldırılarının ve yenilgilerinin intikamını almak için yapılan saldırılardır. Daha yeni, AİHM Kosova’da Sırpların yaptıklarını soykırım olarak kabul etmiyor da, hiçbir kanıtı olmadığı halde (tam tersi Amerikalı General Harburt’ın raporu olmasına rağmen) 1915-18 yılları arasında Doğu Anadolu’da Ermenilerin soykırıma uğradıklarını kabul ediyor. Oysa bu yıllarda ABD li generalin raporunda “Tarihin hiçbir döneminde burada 1.5 milyon Ermeni yaşamamıştır. Kaldı ki bu kadar insanın öldürülmesi mümkün değildir ve hiçbir şekilde bu ölümlere dair en ufak biz iz dahi bulunamamıştır. Her şeye rağmen bölgede katledilen ve toplu halde öldürülen Türk toplu mezarlarına rastlanmıştır.” Deniliyor. Bu rapor Anadolu işgal altındayken 1919 da hazırlanmış, Fransızların, ABD’lilerin kısacası batıların kulakları çınlasın, tabi çınlarsa ve vicdanları varsa…!!!! İşte bütün bunların nedeni geçmişin intikamını almak. Hem şuçlular, hem de güçlüler.
Macarlar aslen Türktürler ama benliklerini kaybetmişlerdir. Bu gün Macar dilinde 5.000 kadar Türkçe sözcük vardır. İşte bu Macarlar, yıllarca Balkanları Germenlere karşı korumuşlar ve balkanların germenleşmesini engellemişlerdir. Bu gün Macarlar da bunun cezasını çekiyorlar. Nasıl mı? Halkının tamamı Macar olan Erdel Bölgesi bu gün Romanya topraklarındadır. Binlerce Macar Avusturya, Çek ve Slovakya topraklarında kalmöışlardır. I. Dünya Savaşı’ndan sonra imzalanan Triyanon Antlaşması ile Macarlar bu günkü konuma getirilmişlerdir. Oysa savaşan Avusturya İmparatorluğudur ve Macarlar da onların sömürgesidir.
6- Sizi silah ile yenemeyenler, kendilerine benzeterek, milli ve manevi değerlerinizden kopararak yendiler ve hâkimiyet sağladılar. Giyiminizden yaşantınıza kadar her şeyi kendilerine benzettiler. Ahlâkî değerlerinizi yıprattılar. Ve sonra kendi içinizde sizi bölmeye başladılar.
Neumark’ın en güzel tespitlerinden biri de budur. Batıyı özendirdiler ve hala da devam ediyor bu özenti. Her alanda, yemekten tutun da giyimimize, davranışlarımıza, aile hayatımıza, ahlakımıza, geleneklerimize, velhasıl her yerde bu durum kendini göstermektedir. Artık gençlerimiz Türk musikisi dinlemiyor, türkülerimiz çalmıyor radyolarda televizyonlarda, Türk ailesi neredeyse yok oldu. Babalar moruk, peder, bankamatik, dede ve nineler yaşlı asalak… Maalesef ağzıma alamayacağım kötü tabirlerle anılır oldu aile büyükleri ve aile değerleri. Adım adım benliğimizi yok ediyorlar ve birileri de bunlara seyirci kalıyor, seyrettiriliyoruz.
Batının terk ettiği bir çok kötü değer, birileri tarafından bize yamanmaya çalışılıyor. Mutlaka sizler de bunları çevrenizde görüyorsunuzdur. Değerlerimiz yok edilirse biz bir hiç oluruz. İnsanı insan yapan kendi değerleridir. Bizi biz yapan da kendi değerlerimizdir, geleneklerimiz, göreneklerimiz, yemeğimiz, büyüklerimize saygımız, küçüklerimize sevgimizdir. Bakın günümüz toplumuna cinayetler, soygunlar, uyuşturucu, fuhuş, her türlü ahlaksızlık kol geziyor her yerde. Bu mu Müslümanlık? Bu mu Türklük? Bir şey diyemiyorum artık, yoruldum. Tüm meslek hayatım boyunca güzel değerlerimizi vermeye çalıştım öğrencilerime, bilemiyorum? Kimine verdik, kimine veremedik. Çevre, evet çevre o kadar kötü ki, hele televizyonlar… ne diyeyim bilmem ki, artık siz düşünün gerisini. Ama yine de umutsuz değilim, her karanlığın bir aydınlığı vardır, mutlak Güneş doğacak. Akif’in dediği gibi; “Doğacaktır sana vaat ettiği günler Hakk’ın- Belki yarın belki yarından da yakın”
Son maddede de dediği gibi Neumark’ın ; biz kendi kimliğimize tam anlamıyla döndüğümüzde yıkılacak batının medeniyet ve refahı. Çünkü bu medeniyet ve refahın temelinde gözyaşı, kan, adaletsizlik, işkence ve zulüm var.
__________________
Aklın yoksa yandın! Ya kalbin yoksa? O zaman zaten yoksun![SIZE="4"
öğretmen Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-06-2007, 07:53 PM   #4 (permalink)
yusufdal
Active Member
 
User ID: 21
Giriş Tarihi: 07-11-2006
Mekan: tekirdağ
Yaş: 48
Mesajlar: 235
Standart

tartışma ya da genel-kültür bölümüne açsaydınız daha iyi olurdu hocam.
bunlar, yorumu kişiye ve kültüre göre değişen sübjektif konular..

dersler bölümünde daha somut bilgiler olsa, daha iyidir.
yusufdal Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Etiketler
bati, neden, sevmez, turkleri

Konu araçları

Gönderi Kuralları
Kendi yeni konularını düzeltemezsin
Kendi mesaj cevap yazamazsın
Kendi mesaj eklentilerini düzeltemezsin
Kendi mesajlarını düzeltemezsin

BB Kod Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 12:56 PM.


Desteklediklerimiz
Reseller Hosting, Dedicated Server, ahosting.biz, ozmena Forum, TVPano Forum, Xyeni, Number1Forum


Powered by vBulletin® Version 3.8.0 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO