Ana Sayfa   Forum   Bloglar   Albümler   Sinema   Yerli Dizi   Yabancı Dizi   Gruplar

AtaBB Forum   Türkçe-Turkish İngilizce-English

 Advanced Search

ATABB


Her Zaman Daha İyisini Arayanın

 

Geri Git   AtaBB Community > AtaBB Genel Konular > Genel Konular

Genel Konular Genel içerikli konular, yorumlar ve eleştiriler

Cevapla
 
LinkBack Konu araçları
Eski 08-08-2008, 11:47 PM   #1 (permalink)
sahillerindostu
Moderator
 
sahillerindostu'ın Avatarı
 
User ID: 1553
Giriş Tarihi: 30-12-2007
Mekan: çorum-tokat
Yaş: 18
Mesajlar: 1,707
Sinema/Movie : 21
Ruh Halim: Deprasyondayim
Blog Entries: 1
MSN yoluyla mesaj gönder sahillerindostu
Standart Hayvan haklarinda yeni anlayis‏

Hayvan haklarinda yeni anlayis‏

HAYTAP Federasyon Baskani: Nerede yanlis yapildi, ne yapilmali?
Sevgili Arkadaslar,
HAYTAP Hayvan Haklari Federasyon Baskani Av. Ahmet Kemal Senpolat'in hayvan koruma derneklerinin olmasi gereken islevleri ve simdiye degin yapilan yanlislara iliskin yazisi, simdiye kadar okudugum en muhtesem DURUM TESPITI.
Lutfen, okuyun, print edin, saklayin, herkese ulastirmaya calisin.
Bu gun basta Istanbul olmak uzere nicin her yerde bu zavalli canlar icin OLUM ve ZEHIRIN oldugunun cevabi da bu yazida...
"Biz nerde yanlis yaptik" sorusunun cevabi da bu yazida...
Bagis toplayip, toplama paralarla besleyen, kisirlastiran ve bakan HAYVAN KORUMA zihniyetinin degismesi gerektigi, bu zihniyetin hem bagis alanlari hem de bagis verenleri bir sure sonra duygusal ve maddi iflasa suruklediginin farkına varmaliyiz.
Devletin gorevini BIZ YAPMAMALIYIZ, DEVLETE YAPTIRMALIYIZ. Bunun da yolari bellidir. Cunku devletin gorevini yapmaya bizim gucumuz yetmez, tukenir ve biteriz...

LUTFEN ASAGIDAKI YAZIYI OKUYUN, OKUTUN...
Selam ve sevgiler nesrin/HAYTAP/DOHAYKO
http://www.haytap.org/index.php?opti...43&Itemid=4417

BİR HAYVAN KORUMA DERNEĞİNİN GÖREVİ NE OLMALIDIR ?
Bugüne kadar gelen yanlış uygulama ve usul hayvanları koruma sıfatı altında çalışan derneklerin üçüncü şahıslar tarafından ihbar kurumu olarak görülmesi , herhangi bir kötü muamele ile karşılaşıldığı zaman hemen o bölgede bulunan derneğe durumun bildirilmesi , kapsının önüne kedi köpek bırakılması ve aradan bu kişinin çekilmesi olarak algılandı.
Oysa hepimizin de bildiği üzere Türkiye'de hayvan koruma derneklerin çoğu gerek maddi açıdan olsun gerekse yetişmiş eleman eksikliğinden olsun her zaman için zor durumdadır. Ülkemizin içinde yaşamış olduğu ekonomik sıkıntılar , olağan hale gelen krizler, hayvan haklarına bakış açısının dar olması , dernek yöneticilerinin egolarını bir türlü bastıramayıp zincirli köle olmaları , derneklerin çoğunu hayvanlardan bile daha acınası ve zavallı durumda olduğunu hepimize ispat etmiştir.
!
Ülkenin bu kadar aydın , kaliteli , entelektüel , pratik zekalı cevheri olmasına rağmen çoğu bu negatif etkiler nedeniyle bu derneklere ya da vakıflara uğramak istememektedir. Maalesef kamuoyunda oluşturulan yanlış " dernek" ve "hayvansever" (fakat insansevmez) imajı ile derneklerin bir ihbar kurumu olarak algılaması onların asıl yapması gereken STK baskısını bir türlü idari kurumlar üzerinde oluşmamasına neden olmaktadır.
Hatta öyle ki hayvan koruma derneğin görevi kedi köpek bakmak ya da cebinden çıkarıp para vermek olarak dayatılmaktadır.
Bu görevi yapması gereken kurum DEVLETTİR. Aslında derneklerin kimi zengin ve kadirşinas gönüllülerinden bağış toplayarak bunu yapmaya çalışmaları yaşanan ikilemin belki de en büyük dışa vurmuş halidir.
Açıkçası bir derneğin kısırlaştırma yapmak için para toplamasını hiçbir zaman anlayamamışımdır. Hangimiz devletten daha zengin olabiliriz ki ? ya da hangimiz kapımızın önündeki sokakta elektirk –su – doğalgaz tesisatı değişmesi gerektiği zaman mahallece para toplayıp belediye yerine bu göreve soyunuruz ki ?
Şunu kabul etmek gerekir ki , hayvan beslemek güdümüz her zaman için hayvan hakkını korumak , idari yazışmalarla devlete unutmuş olduğu görevi hatırlatmaktan daha önde gelir. Birincisinde yaşanan manevi tatmin asla , ikincisindeki gibi soğuk- itici , can sıkıcı , sonucu bile "resmi" bir yazı olacak bir eylemle boy bile ölçüşemez.
O nedenle etrafımızdaki zengin hatta maddi durumu zor durumda olaninsanlardan bile para toplayarak bu paralarla kuru mama almak, veterinerlik hizmetleri vermeye çalışmak derneğin asli görevi olmamalıdır. Devletin yapması gereken işi dernek o küçük bütçesi ve
kadrosu ile yapamaz. Trilyonları olsa bu kısır döngü ile başa çıkamaz.
O zaman derneğin , vakfın , hatta federasyonların görevi ne olmalıdır ?
Onların görevi STK olarak devlete baskı yapıp bu gibi işler için devleti zorlamaktır. Topladıkları bu paralarla , kamuoyu yaratmak için yerel televizyonlar , radyolar , basın başta olmak üzere halklailişkiler çalışmaları yapmaktır.
Milletvekillerinden tutun , belediye başkanlarına , bakanlara , zabıta müdürlerine , okuldaki eğitmenlere kadar çalışmalar yapmak , afiş bastırmak , fuarlarda stand açmak , müftülerle , rotaryenlerle , masonlarla , çok geniş kesimlerle görüşme yapıp bilinen kabuğu kırmaktır.
Paneller düzenlemek , uluslararası sempozyumlara müdahil olmak , mahkemelerde dava açmak , bu davanın sonuçlarını kamuoyu ile paylaşıp, balık tutmasını ortalama vatandaşa öğretmektir.
Manevi "besleme" duygumuzu belki de tatmin etmek için " hayvan koruma gönüllüsü" sıfatı ya da derneği arkasına saklandığımızı çoğu zaman düşünmüşümdür.
Hayvan beslemek varken , bu kadar güzel ve tarifi imkansız psikolojik tatmin dünyası varken , kimse de kalkıp ne broşür bastırmak , ne afiş yapmak , ne bilboard düzenlemek, ne panel yapmak için para vemek istemez. Çünkü önündeki somut yaralanmış köpeği görür , canı çıkartılmış atı , eşeği , ineği görür , bacağını araba çiğnemiş kediyi görür. Milyarlarını buraya akıtır.
Ve gün gelir o milyarlar bir gün Bandırmadaki , Antalyadaki , Mamaktaki , kutludüğün'deki ,Marmaris'teki , Bodrum'daki , Didimdeki katliam olur.
Ankara 'daki ve Istanbul'da yapmış olduğumuz HAYTAP toplantılarımzda da özellikle bunu vurguladık. Yoksa başkalarının günahını derneklerde çalışan gönüllüler mümkün değil ömür boyunca karşılayamazlar dedik.
Örneğin geçtiğimiz günlerde HAYTAP olarak Istanbul büyük şehir belediyesinin Fatih'teki birimi ile görüşmeler yaptık ve bugüne kadar kırsılaştırmadan dahi ücret alan devlet bundan böyle para almamaya karar verdi. Yakında bunun haberini de web sitemizde duyuracağız. Derneklerin , vakıfların görevi kurumsallaşarak devletin unutmuş olduğu , yapmak istemediği , ayak sürçtüğü konularda onun üzerinde broşürlerle , medya ile afişlerle , ikili görüşmelerle baskı oluşturmaktır.
Yoksa trilyonlarınız olsa milletin hayvanlara karşı işlemiş olduğu günahını temizleyemezsiniz. Ne para dayanır , ne bütçe , ne emek , ne enerji ! ..bugüne kadar yapılan da budur zaten. Tüm sistem bu anlayış nedeniyle iflas etmiştir.
Giresun , Adana , Eskişehir gibi şehirler tam olmasa da bu yol ile başarmışlardır.
Başaramayan şehirler maalesef ceplerindeki para bitene kadar devletin görevini üstlenmeye kalkan ve bağış toplayarak yaşamaya çalışan dernekçilerdir.
Yeni kurulan HAYTAP ın felsefesi de alışılmışın dışında bir taktik izleyerek ve ulusal çapta büyüyerek , bir Adana ya da Eskişehir olmaktır. Bu şekilde eğitim vermekte ve bunu destekçilerine aşılamaktadır. Çünkü eski sistem çökmüştür.
Halbuki Giresun devletle işbirliği yapar başarır , Adana işbirliği yapar başarır , Kadıköy başarır , Eskişehir başarır. Onlar iş yapmış oldukları için göze batmazlar , ama ısrarlı bir şekilde devletin yapması gereken görevi kendileri yapmaya devam ettikçe bataklık içinde
debelenir , battıkça batar , üzerine de iş yapmadıkları için her kesimden bir ton eleştiri alırlar.
Artık hayvan hakları bakış açısı Türkiye'de eski alışkanlıklarından kurtulup yeni bir vizyon kazanmalı , devletin yapmak istemediği görevi devlete hatırlatmalı , bir ihbar kurumu olarak değil , devleti çalıştıran bir mekanizma olarak yerini almalıdır.
Bu yeni sistemi beğenmeyenler , kurmuş oldukları bu yanlış düzenin yıkılmasını istemeyenler de ajanlık yaparlar , kendileri gibi olanları yanlarına çekmeye çalışıp yeni bir vizyon getirmek isteyenlere saldırırlar , ekip çalışması istemezler , halkla ilişkiler ,
seminerler gibi kuru kalabalık söylemler istemezler , insan merkezli tartışmalara prim uzatırlar , yapılan bu yepyeni çalışma görünmesin diye fiili olarak uygulanması mümkün olmayan "projeler üreterek" uyuyan kızılderilinin uyanmasını engellerler.
Çünkü o yeni fikir ve bakış açısı aslında kendi kurmuş oldukları dünyanın yıkılmasının sinyalleri , yani sonun başlangıcıdır.

Av. Ahmet Kemal Şenpolat
HAYTAP Hayvan Hakları Federasyonu
Yönetim Kurulu Başkanı
__________________
Grip ve yaşamaktan yorgun...

Dünya için www.kuresel-isinma.org

Çevreyi Korumak Aklın Gereğidir. M. Kemal ATATÜRK

sahillerindostu şuan çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 09-08-2008, 12:47 AM   #2 (permalink)
TRessam
Co Administrator
 
TRessam'ın Avatarı
 
User ID: 27
Giriş Tarihi: 08-11-2006
Mekan: Samsun
Yaş: 48
Mesajlar: 4,270
Ruh Halim: Mutluyum
Standart İlgi: Hayvan haklarinda yeni anlayis‏

Doğaya ve hayvanlara gereken titizliği göstermeliyizki. Ekolojik dengenin bozulmasını yavaşlatabilelim.
__________________
Birleşmek başlangıçtır,
Birliği sürdürmek gelişmedir,

Birlikte çalışmak başarıdır.
TRessam Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu araçları

Gönderi Kuralları
Kendi yeni konularını düzeltemezsin
Kendi mesaj cevap yazamazsın
Kendi mesaj eklentilerini düzeltemezsin
Kendi mesajlarını düzeltemezsin

BB Kod Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 11:39 AM.


Desteklediklerimiz
Reseller Hosting, Dedicated Server, ahosting.biz, ozmena Forum, TVPano Forum, Xyeni, Number1Forum


Powered by vBulletin® Version 3.8.0 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO