Ana Sayfa   Forum   Bloglar   Albümler   Sinema   Yerli Dizi   Yabancı Dizi   Gruplar

AtaBB Forum   Türkçe-Turkish İngilizce-English

 Advanced Search

ATABB


Her Zaman Daha İyisini Arayanın

 

Geri Git   AtaBB Community > AtaBB Genel Konular > Genel Konular

Genel Konular Genel içerikli konular, yorumlar ve eleştiriler

Cevapla
 
LinkBack Konu araçları
Eski 26-09-2008, 10:40 AM   #1 (permalink)
sahillerindostu
Moderator
 
sahillerindostu'ın Avatarı
 
User ID: 1553
Giriş Tarihi: 30-12-2007
Mekan: çorum-tokat
Yaş: 18
Mesajlar: 1,706
Sinema/Movie : 21
Ruh Halim: Deprasyondayim
Blog Entries: 1
MSN yoluyla mesaj gönder sahillerindostu
Standart Daha iyi bir gelecek için "Yavaş yemek""Yavaş yemek" (Slow Food) hareketinin felsefes

Daha iyi bir gelecek için "Yavaş yemek""Yavaş yemek" (Slow Food) hareketinin felsefesi neye dayanıyor? Yavaş yemek yersek dünya kurtulur mu? Carlo Petrini'nin kaleminden

Gezegenin ritmine saygı göstermek
Dünya nüfusunun yaklaşık yarısı hâlâ kırsal kesimde yaşıyor. Kentlerde, gıda üretimi ve işlenmesinde çalışanları da buna ilâve edersek, yeryüzündeki insanların çoğunluğunun şu ya da bu şekilde, gıda sektöründe çalıştığını ileri sürebiliriz. Maalesef, bu alanda uygulanan tekniklerin büyük çoğunluğu sürdürülemez niteliktedir. Ürettiklerinden daha fazla kaynak tüketen verim artırıcı ve entansif yöntemler nedeniyle, yol açtıkları tahribatlar inanılmaz derecede büyüktür.
Bazı gelişmiş ülkelerde, çiftçiler ve ziraî-tarımsal şirketlerde çalışan işçiler aktif nüfusun ancak yüzde 2’sini oluşturuyor, çünkü bütün süreç endüstriyelleştirilmiş durumda. Tatsız, standartlaşmış, anti-ekolojik ve çoğu zaman kamu sağlığı açısından tehlikeli (deli dana gibi pek çok skandal bunu doğruluyor) gıda ürünleri bant sistemiyle üretiliyor.
Geleceğimiz, ancak, erkek ve kadınların, gezegenin ritmine uyum gösteren, geleneksel yöntemlerin hakkını veren, biyolojik çeşitliliğe ve dünyanın her bir farklı yöresindeki kültür ve ekonomiye sıkı sıkıya bağlı gastronomik geleneklere saygı gösteren tekniklerle gıda üretmesiyle güvence altına alınabilir.
Gastronomi bilimi –becerisi, bilgi birikimi, kültürel farklılıklara ve nitelikli yaşama saygı göstermesiyle– yeni ekolojik gereklerle uyumlu olmalıdır. Yemek zevki bilimini doğanın korunmasının hizmetine sokabilirsek, mümkün olan en iyi gıdaları üretebiliriz. Bu, doğal olduğu kadar meşru bir dilek olmasına rağmen ciddiye alınmıyor, buna gereken önem verilmiyor. En iyi ürünü değil, en kolay satılabilir, en kolay ticarîleştirilebilir ürünü hedefleyen bir üretim sistemi yarattık. Besinlerin organik yapıları bozulmaya uğradı, biyolojik çeşitlilik azaldı; toprakları zehirleyerek, havayı kirleterek, kirli yakıtlara başvurarak büyük bir tahribata neden olduk. Dünyadaki açlığa bir son vermek yerine, milyarlarca insanın emeğine saygısızlık eden ve toplumsal bir suç olan küresel bir sistem kurduk.
Mümkün olduğunca yerel, mevsimsel, doğal, geleneksel bir çiftçi tarımının kriterlerini oluşturmak, çözümün ilk adımı olacaktır. İnsanlar elbette besleneceklerdir, ama doğanın dengesini bozma pahasına değil. Gastronomlar ve tüketiciler şunu artık görmezden gelemezler: Her ne kadar tebessümle karşılansa da, ne yediğimiz konusundaki tercihimiz dünyayı yönlendiriyor.
Slow Food hareketi felsefî kanaatlerini yayınladı ve yeni bir gastronomi oluşturmak için gerekli gördüğü yöntemleri tanımladı. Beslenme ve lezzet eğitimi programlarımızda farklı yaşlara, okula ve okul dışına yönelik yeni yöntemler geliştirdik; gıdaların tektipleştirilmesiyle mücadele eden ve nitelikli üreticileri tanıtan çeşitli uluslararası faaliyetler (Torino Lezzet Fuarı gibi) ve eylemler organize ettik; dünyanın hemen her yerinde, biyolojik çeşitliliği ve geleneksel üretim yöntemlerini korumaya yönelik 300’ü aşkın özel projeyi hayata geçirdik; 2004’te, İtalya’da Pollenzo ve Colorno’da ilk gastronomi bilimleri üniversitesinin kurulmasına katkıda bulunduk.
Bu yeni gastronomi yaklaşımı sadece fikrî düzeyde kalmadı, bir toplumsal hareket haline geldi ve küreselleşmenin getirdiği her düzeydeki tektipleşmeye karşı protestoyla bütünleşti. Çevrenin ve ekolojinin korunmasında yeşil harekete dahil oldu.
Hareketin gerçek itici gücünü, bu fikirleri paylaşan, daha iyi bir gelecek için çalışan, fikir ve bilgi alışverişinde bulunan üreticiler, çiftçiler, zanaatkârlar ve balıkçıları kapsayan yüz bin Slow Food üyesi oluşturuyor.
GASTRONOMİ ÖRGÜTLENMESİ
Pek çok siyasal eylemci burada ileri sürdüğümüz yeni gastronomi yaklaşımına ilgisiz. Çiftçilerin anahtar bir role sahip olduğu Dünya Sosyal Forumu gibi bazı oluşumlar dışında, genelde politik çevreler yemek yeme eyleminin karmaşıklığını görmezden geliyorlar. Oysa, lezzetli ve ekolojik açıdan sürdürülebilir her geleneksel yiyeceğin ardında, yüzyıllara uzanan bir bilgi birikimi, beceri, zekâ ve yaratıcılık var. Verimlilik adına bütün bunları silip atma tehlikesini nasıl göze alabiliriz?
Neyse ki, kırlardan bir umut da yükseliyor. İlk defa Ekim 2004’de Torino’da gerçekleştirilen ve gıda alanında çalışan toplulukları bir araya getiren Terra Madre (Toprak Ana) buluşması da bunun delili. 132 ülkeden 1200 gıda topluluğunu temsilen beş bini aşkın çiftçi, balıkçı, zanaatkâr, göçebe katıldı bu toplantıya. Bu yıl da 24-26 Ekim tarihlerinde, yine Torino’da yeni bir toplantı yapılacak.
Gıda toplulukları, ekolojik açıdan temiz, toplumsal adalete saygılı iyi gıdalar yetiştirmek için beraber çalışan bireylerin oluşturduğu gruplar. Ne grupçuluk ne de sendikal ya da partizan bir destek söz konusu: Gündelik mücadelelerin deneyimini paylaşan emekçiler ayakta kalmak için işbirliği yapıyorlar. Gıda üretimine yeni bir anlam veren bu “toprak entelektüelleri”nin çoğu yol paralarını kendileri karşıladı, Slow Food sadece konaklama ihtiyaçlarını temin etti. İnsanlık onuruna, beslenme hakkı egemenliğine ve kendi yöntemleriyle kendi işini yapma özgürlüğüne dayanan talepleri tamamen politik.
Ekim 2006 buluşması da bu hedefleri yeniden dile getirme amacını taşıyor. Bu kez, “toprak entelektüelleri”ne dünyanın dört bir yanından gıda topluluklarının ürünlerini kullanmaya kararlı mutfak “şefleri” de katılacak. Gıda ve geleneksel üretim modelleri konusunda eğitim veren üniversitelerin ve çeşitli kurumların temsilcileri de toplantıda yer alacak. Umudumuz, modern bilimsel bilgiyle diyalog oluşmasını sağlamak, en geniş anlamıyla gastronomiye dair bütün bilgileri desteklemek.
Beslenme eylemini üretimin bütünleyici ve ayrılmaz parçası olarak gören bu yeni gastronomi anlayışı sayesinde üreticiler, araştırmacılar, satıcılar, aşçılar, çiftçiler ve tüketicilerden oluşan çok geniş bir ağ meydana geliyor. Bu anlamda, tüketici de aslında ortak-üretici (co-producer) oluyor, çünkü ürünün niteliği tamamen onun gastronomik taleplerine bağlı olarak belirleniyor.
Terra Madre 2006’da aynı zamanda, küçük ve büyük gıda gruplarının katılımıyla, geleneksel siyasal örgütlenmelerle dirsek temasında sektörlerarası bir “yeni gastronomlar” grubu oluşturulacak. Beslenme tarzlarıyla kendilerini ortaya koyan ve başka bir gelişme biçiminin mümkün olduğuna inanan sıradan insanların demokrasisi söz konusu olan.
Gastronomi, elitist bir eğlence olmanın tam tersine, en demokratik bilim haline gelebilir: Nitelikli ürünler yemek, iyi bir yiyeceğin lezzetine varmak ve gıda hakkı, herkesin en temel hakları olmalıdır.
Carlo Petrini
Çeviren: Siren İdemen

Slow Food Hareketi
Slow Food, ekolojik ve yerel mutfakları ve bunların dayandığı bitki, tohum ve hayvanlarla tarım tekniklerini korumayı hedefleyen uluslararası bir hareket. 1986 yılında, “fast-food” ve “fast life” zihniyetine karşı mücadele etmek için İtalya’da kurulan bu hareket yüzden fazla ülkeye yayıldı ve şu anda yüz bine yakın üyesi var. Slow Food, kendisini ekolojist hareket içinde eko-gastronomik bir fraksiyon olarak tarif ediyor, alternatif küreselleşme mücadelesinde yer alıyor. Slow Food’un logosu yavaşlığı –ve bazı mutfaklara göre lezzeti– temsilen salyangoz, sloganıysa “Az yiyin, iyi yiyin”. Hareketin kurucusu, bir anlamda “yeni gastronomi”nin temellerini atan “La Physiologie du Goût” (Lezzetin Fizyolojisi) adlı kitabın yazarı Brillat Savarin’in izinden giden, Epikürcü sosyolog Carlo Petrini.
Kaynak: STGM

http://yesil.ntvmsnbc.com/Haberler/H...px?HaberId=513
__________________
Grip ve yaşamaktan yorgun...

Dünya için www.kuresel-isinma.org

Çevreyi Korumak Aklın Gereğidir. M. Kemal ATATÜRK

sahillerindostu Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-09-2008, 03:05 AM   #2 (permalink)
TRessam
Co Administrator
 
TRessam'ın Avatarı
 
User ID: 27
Giriş Tarihi: 08-11-2006
Mekan: Samsun
Yaş: 48
Mesajlar: 4,270
Ruh Halim: Mutluyum
Standart İlgi: Daha iyi bir gelecek için "Yavaş yemek""Yavaş yemek" (Slow Food) hareketinin fe

Sağlık için yavaş ve az yemek gerektiğini biliyorduk tabiiki.
__________________
Birleşmek başlangıçtır,
Birliği sürdürmek gelişmedir,

Birlikte çalışmak başarıdır.
TRessam Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu araçları

Gönderi Kuralları
Kendi yeni konularını düzeltemezsin
Kendi mesaj cevap yazamazsın
Kendi mesaj eklentilerini düzeltemezsin
Kendi mesajlarını düzeltemezsin

BB Kod Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 03:49 AM.


Desteklediklerimiz
Reseller Hosting, Dedicated Server, ahosting.biz, ozmena Forum, TVPano Forum, Xyeni, Number1Forum


Powered by vBulletin® Version 3.8.0 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO