|
||||
| Sinema | Hava Durumu | Bloglar | Üye Albümleri | Gruplar | Referanslar | İstatistikler | Yasaklı Üyeler | Yerli Diziler | Yabancı Diziler |
|
|||||||
| Ana Sayfa | Forum | Üye Ol - Register | Bloglar | Yardım | Üye Listesi | Takvim | Arama | Bugünün Gönderileri | Forumları Okundu İsaretle |
| Sağlık Genel sağlık bilgileri |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu araçları |
|
|
#21 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() User ID: 13
Giriş Tarihi: 30-10-2006
Mekan: TÜRKİYE
Yaş: 39
Mesajlar: 2,939
Sinema/Movie : 3
Ruh Halim:
|
Bağımlılık Ve İlişkili Kavramlar
Bağımlılık kullanımı sorunu içinde önemli bir kavramdır. "Uyuşturucu" madde tanımında bile bağımlılık kavramı kullanılır. Bunlar "bağımlılık" yapıcı maddelerdir. Bu nedenle bağımlılığın çok iyi bilinmesi ve anlaşılması gerekir. Bağımlılık bir sendromdur. Psikiyatrik bozuklukların sınıflandırılmasına ilişkin DSM IV adlı kitaba göre bağımlılığın çeşitli ölçütleri vardır. Buna göre aşağıda yer alanlardan sadece üçü bağımlılık tanısı koymak için yeterlidir. 1. Tolerans gelişmesi (kullanılan madde miktarının aynı etkiyi sağlamak amacıyla giderek artırılması) 2. Madde kesildiğinde ya da azaltıldığında fiziksel veya ruhsal yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkması 3. Madde kullanımını denetlemek ya da bırakmak için yapılan ama boşa çıkan sürekli çabalar 4. Maddeyi sağlamak, kullanmak ya da bırakmak için büyük zaman harcama 5. Madde kullanımı nedeni ile sosyal, mesleki ve kişisel etkinliklerin azalır ya da tamamen bırakılması 6. Maddenin tasarlandığından daha uzun ve yüksek miktarlarda alınması 7. Fiziksel ya da ruhsal sorunların ortaya çıkmasına ya da artmasına rağmen madde kullanımının sürdürülmesi Bağımlılığı tehlikeli kullanımdan ayırmak gerekir. Tehlikeli kullanım, madde kullanımının kişinin kendine, hayatına ve çevresine zarar vermesidir. Bunlar içinde çeşitli zararlar sayılabilir. Madde kullanımına bağlı olarak kişi işine gitmez, okula devam etmez, işinde başarısızlıklar ortaya çıkar, ailesini ve çocuklarını ihmal eder ya da bedeninde fiziksel bozulmalar olur. Madde kullanımı nedeni ile tartışma, kavga gibi yineleyen kişilerarası ve toplumsal sorunlar, madde taşımak ve bulundurmak ya da madde etkisi ile gelişen davranış bozuklukları dolayısıyla yasal sorunlar ortaya çıkabilir. Bağımlılık bir süreç içinde gelişir. Kişi önce maddeyi dener. Ardından düzenli kullanmaya başlar. Onunda kişide bağımlılık gelişir. Bu nedenle her madde kullanan kişiyi bağımlı olarak adlandırmak yanlış olacaktır. Bağımlılığın evreleri vardır. Ancak aşağıda yeralan evreler bütün madde kullananlar için geçerli değildir. Farklı seyir izleyen durumlar da olabilir. 1. Hazırlık evresi 2. İlk madde kullanımı 3. Madde kullanmayı sürdürme 4. İlerleme evresi 5. Bırakma evresi 6. Tekrar madde kullanmayı düşünme (prolapse) 7. Tekrar madde kullanımı (lapse) 8. Tekrar madde kullanmaya başlama (relapse) Bağımlıların büyük çoğunluğu kontrol edebileceği inancı ile madde kullanmaya başlar. Hiçbir zaman bağımlı olabileceğini düşünmez. Amaç ara sıra kullanmaktır. Ancak sonuçta kişi bağımlı hale gelir. Çünkü, bağımlılık madde kullanımının kaçınılmaz sonucudur. Kişi bağımlı olduğunun farkına varamaz. Hayatta her nesne bağımlılığa yol açabilir. İnsan herhangi bir maddeye bağımlı hale gelebilir. Herşeyin bağımlılık riski vardır. Ancak bazı maddelerin bağımlılık potansiyeli daha yüksektir. İşte bu bağımlılık potansiyeli yüksek olan maddelere insanlar daha kolay ve sık olarak bağımlı olmaktadır. Kişi madde kullanmaya başladıktan ne kadar sonra bağımlılık gelişeceğine ilişkin yeterli veri elimizde yoktur. Bağımlılık gelişme riski kullanılan madde cinsine, maddenin saflığına, kullanılan kişinin fiziksel ve ruhsal yapısına göre değişir. Bağımlılık yapan maddelerin psikolojik etkileri çok yoğundur. Bu nedenle bir kez kullanım bile sorun yaratabilir. Örneğin kokain bir kez kullanıldıktan ve etkisi geçtikten sonra 15-16 saat süre ile istenmeyen ruhsal etkilere neden olur. Katkı maddeleri ile fazla karıştırılmamış eroin, ilk kullanımdan sonra bile bağımlılık yapabilir. Bu nedenle bu maddelerin bir kez kullanılması bile sakıncalı yaratır ve bağımlılık riski vardır. İnsan bir kez bağımlı oldu mu artık bir daha tam olarak bu bağımlılıktan kurtulamaz. Ancak bu demek değildir ki, bağımlılık düzelmez. Bağımlılık düzelir ancak iyileşmez. Kişi madde kullanmadığı sürece iyidir. Bir sorunu yoktur. Ancak madde kullandığı andan itibaren bağımlılık sorunu derhal canlanır ve her şey yeniden başlar. Örneğin alkol bağımlıları düzeldikten sonra her zaman arada sırada bir içmenin hayali ile yaşarlar. Ancak bu hayalin gerçekleşmesi mümkün değildir. Çünkü, bir kez alkolaldıktan sonra kısa bir süre içinde gene bütün gün içmeye başlarlar. Bağımlılığı şeker hastalığı gibi düşünebiliriz. Şeker hastalığında da kişi eğer şeker kullanmaz ve diyetine dikkat ederse, rahat yaşar ve hastalık onun için bir sorun olmaz. Ancak ne zaman şeker yer ise hastalık canlanır ve o kişi için ciddi bir sorun yaşanmaya başlar. Bağımlılık uzun zaman ruhsal ve fiziksel bağımlılık olarak ikiye ayrılmıştır. Fiziksel bağımlılık; maddenin varlığına karşı duyulan fizyolojik bir istektir. Beden uyuşturucu maddeye karşı bir adaptasyon geliştirir. Madde alınmadığı zaman, ortaya bazı belirtiler çıkar. Çünkü, bedenin bulduğu fizyolojik adaptasyon bozulmuştur. Kendini yeni duruma göre ayarlamak zorundadır. İşte bu dönemde belirtiler gözlenir. Ruhsal bağımlılık, alışkanlık, itiyat gibi diğer bazı terimler ile de açıklanır. Kişinin duygusal ya da kişilik yapısı gereği, gereksinimlerini tatmin etme, gidermek amacı ile o maddeye düşkünlüğü biçiminde tanımlanabilir, ruhsal bağımlılık. Ruhsal bağımlılıkta madde alındığında doyum, rahatlama ve haz meydana gelir. Ancak günümüzde bu iki tanım birbirinden ayrılmamaktır. Çünkü, kişide hem ruhsal, hem de fiziksel bağımlılık aynı anda görülebilir. Pratikte de bunun bir yararı yoktur. Fiziksel bağımlılık kısa bir süre içinde sonlanabilir. Ancak asıl sorun ruhsal bağımlılığın sonlandırılmasıdır. Bu daha uzun bir süreç ve çaba gerektiren bir durumdur. |
|
|
|
|
|
#22 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() User ID: 13
Giriş Tarihi: 30-10-2006
Mekan: TÜRKİYE
Yaş: 39
Mesajlar: 2,939
Sinema/Movie : 3
Ruh Halim:
|
Alkolizm
Alkol kullanimi/alkolizm sosyal, ekonomik ve halk sagligi açisindan toplumsal büyük bir problemdir. Her yil dünyada 100 binden fazla kisi alkolizm ya da fazla dozlarda alkol kullanimi sonucu nedenlerden ölmektedir. Toplumun ekonomisine büyük bir yük olan alkolizm ve alkol kullanimi ( üretim kaybi ve saglik harcamalari dahil) 100 milyar dolarin üzerindedir. Amerikan Alkolizm ve Ilaç Bagimliligi Konseyine göre 13 milyondan fazla Amerikali alkoliktir veya alkolizmin esigindedir. Alkolizm belirtilerini yasamayan fakat normalden fazla alkol alan kisilere alkol aliskanligi olan kimseler olarak tanimlayabiliriz. Bu kisiler zamanla saglik problemleri ve sosyal hayatinda bazi problemlerle yasamaya mahkumdur. Alkol aliskanligi alkolikler gibi tamamen kontrollerini kaybetmezler fakat kullanim aliskanligi olanlar alkolik olmaya çok yakin adaylardir. |
|
|
|
|
|
#23 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() User ID: 13
Giriş Tarihi: 30-10-2006
Mekan: TÜRKİYE
Yaş: 39
Mesajlar: 2,939
Sinema/Movie : 3
Ruh Halim:
|
Burun Damlası Bağımlılığına Dikkat
Eczanelerden kolaylıkla temin edilebilen burun açıcı damlaların uzun süreli kullanımlarında çok zararlı etkileri görülmekte. Burun tıkanıklıklarında uzmanlar tarafından 1haftadan uzun kullanılmaması önerilen bu tür damla ya da spreyler başlangıçta hastaları rahatlatan kolay bir uygulama olduğu için yaygın olarak kullanılmaktadır ancak bu kolaylık bir alışkanlık haline dönüştüğünde burun içerisinde konka adı verilen yumuşak dokuların büzüşme işlevlerini bozarak daha fazla şişmelerine yol açıyor böylelikle hasta daha fazla damla kullanmak zorunda kalarak bağımlı hale geliyor. Bu kısır döngü eğer uygun bir tedavi görülmemişse bazen yıllarca hatta ömür boyu sürebiliyor . 1 hafta derken 40 sene bu damlaları kullanan hastalar var. Burun içi dokuları artık bu damlalar olmazsa büzüşemez hale geliyor. Hastanın burun tıkanıklığı giderek şiddetleniyor ve ciddi solunum güçlükleri yaratabiliyor. Bu durum kalp ve tansiyon hastalıklarına kadar gidebiliyor. Bu hastaların çoğu yanlış olarak durumlarının bir tedavisi olmadığını düşünüyor. Oysa özellikle erken dönemlerde burun açıcı damlaların yerini alabilecek başka ilaçların kullanımı ile sorun çözülebiliyor. İlerlemiş olgularda ise şişmiş olan konkaların günümüzde laser yada radyofrekans dalgaları ile küçültülmeleri ile yüksek bir başarı sağlanıyor. Bu uygulamalar günümüzde bir kaç dakika süren, ağrısız, kanamasız, tamponsuz küçük operasyonlar şeklinde yapılabiliyor. |
|
|
|
|
|
#24 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() User ID: 13
Giriş Tarihi: 30-10-2006
Mekan: TÜRKİYE
Yaş: 39
Mesajlar: 2,939
Sinema/Movie : 3
Ruh Halim:
|
Sigara Bağımlılık Yaratır mı?
Nikotin sigara dumanıyla vücuda alınan 4000 kimyasal maddeden biridir ve bu maddeler içinde beyne etkisi en belirgin olanıdır. Her sigara ile vücuda 1-2 miligram nikotin alınır. Nikotin solunduktan 10 saniye sonra beyne ulaşır. Sigaranın içindeki nikotin bağımlılık yapar. Bağımlılık, bir maddenin kişinin sağlığını ve yaşamını olumsuz yönde etkilemesine rağmen kullanımının devamıdır. Sigara içenlerin üçte biri her yıl bırakmayı dener. Bu nsanların sadece üçte biri 2 gün içmeden durabilirler. Sigarayı kendi başına bırakanların % 7’isi bir yıl içmemeyi başarabilir. Sigara içen yetişkinlerin % 87’sinde nikotin bağımlılığı vardır. Ergenler üzerinde yapılan bir çalışmada, bağımlılık ve yoksunluk bulgularının kimi gençlerde sigaraya başladıktan bir kaç hafta gibi kısa süre sonra çıktığı görülmüştür. Bazıları daha uzun bir süre kullandıktan sonra bağımlı hale gelir. Yani kimi genç için sigarayı denemek gibi bir şans yoktur, kullanım başladıktan çok kısa bir süre sonra kişi bağımlı hale gelir. Nikotin etkisini nasıl gösterir? Nikotin beyindeki yaşamsal işlevleri düzenleyen (yemek, cinsellik vb.) merkezde dopamin artışına sebep olur. Sigara içildikten sonra duyulan haz ve doygunluk buradan gelir. Ayrıca nikotin beynin bir diğer bölgesindeki etkisiyle dikkat artışı ve uyanıklık durumunu sağlar. Bağımlılığa sebep olan eroin, kokain vb. diğer maddeler de bu merkezleri etkiler. |
|
|
|
|
|
#25 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() User ID: 13
Giriş Tarihi: 30-10-2006
Mekan: TÜRKİYE
Yaş: 39
Mesajlar: 2,939
Sinema/Movie : 3
Ruh Halim:
|
Sigara Niye Bu Kadar Zor Bırakılır?
Sigara kişinin kendisini daha iyi hissetmesine, öfkesinin azalmasına ve konsantrasyonunun artmasına sebep olur. Sigara kullanan kişilerde görülen kilo kaybı bazen istenen bir etkidir. Sigara ve içerdiği nikotin solunduktan sonra 10 saniye içinde beyine ulaştığı için arzu edilen etkileri hemen görülür. Sigara gün içinde belirli aralıklarla sürekli kullanılır ve kişinin yaşantısının bir çok anına girip benimsenmesine sebep olur. Çevrede sigaranın yaygın kullanılması ve kabul edilir olması kullanımın devamını kolaylaştırır. Ayrıca başkalarının sigara içerken gözlenmesi kişide sigara arama hissini arttırır. Yoksunluk belirtilerinden ve başaramamaktan korkma bırakmayı zorlaştırır. |
|
|
|
|
|
#26 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() User ID: 13
Giriş Tarihi: 30-10-2006
Mekan: TÜRKİYE
Yaş: 39
Mesajlar: 2,939
Sinema/Movie : 3
Ruh Halim:
|
Sigarayı Neden Bırakmalıyım?
Sigaranın içinde 4000’den fazla madde vardır ve bunların en az 43 tanesinin kansere sebep olduğu bilinmektedir. Sigara bugün önlenebilir ölüm sebeplerinde birinci sırayı almaktadır. Örneğin Amerika Birleşik Devletlerinde ölümlerin %20’sinden sigara sorumludur. Sigara içenlerin % 45’i sigaradan kaynaklanan bir hastalıktan ölecektir. A.B.D.’de her yıl 400.000 kişi sigaraya bağlı sebeplerden ölmektedir. Sigara kullanımı sonucu görülen akciğer kanseri sıklığı kadınlarda meme kanseri sıklığını aşmıştır ve yılda 140.000 kadın sigaraya bağlı sağlık problemlerinden ölmektedir (A.B.D). Sigara kullanımı kalp damarlarının tıkanması sonucu gelişen kalp krizine (enfarktüs) sebep olur. Bunu damarların iç yapısını bozarak, kolesterol taşıyan lipoproteinleri ve estrojen düzeylerini azaltarak ve kan şekerini yükselterek yapar. Kalp hastalığı ve felç sıklığı sigara içip doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda daha da yükselir. Yılda 53.000 kişi sigara içenlerin yanında bulunduğundan ölür (A.B.D.). Özellikle küçük çocuklar yakınlarında sigara içilmesinden etkilenirler ve bu çocuklarda solunum yolu rahatsızlıkları daha sık görülür. Sigara kullanımı adet düzensizliklerine sebep olur (premenstrüel sendrom dışında), kadınlık hormonlarından östrojeni azaltarak erken menopoza ve osteoporoza sebep olur. Kadının doğurganlığı azalır ve hamileyken düşük yapma riski artar. Gebeliğinde sigara içen kadınların çocukları düşük kilo ile doğarlar, büyümeleri yavaştır ve okulda öğrenme güçlükleri yaşarlar. Daha çok genç yaştaki kadınlarda görülen doğum yolu kanserleri (serviks) sigara kullananlarda daha sıktır. Sigara kullanımının ciltte kırışıklıkların artmasına, tırnakların kolay kırılmasına sebep olduğu bilinmektedir. |
|
|
|
|
|
#27 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() User ID: 13
Giriş Tarihi: 30-10-2006
Mekan: TÜRKİYE
Yaş: 39
Mesajlar: 2,939
Sinema/Movie : 3
Ruh Halim:
|
Sigaranın Etkileri Nedir?
Kullanımın başında: Nefes darlığı, astım ataklarının sıklaşmasına, impotans, kısırlık, kanda karbonmonoksit düzeylerinin artmasına sebep olur. Uzun süreli kullanımda: Kalp krizi, felç, akciğer ve diğer organ kanserleri (gırtlak, ağız içi, farinks, yemek borusu, pankreas, serviks ve kemik iliği), kronik bronşit ve amfizem görülür. Çevreye olan: Eşte ve çocuklarda akciğer kanseri riski artar, çocukların sigaraya başlama riski artar, sigara içenlerin çocuklarında yeni doğan ani ölümü, astım, orta kulak iltihabı, ve solunum yolu hastalıkları daha sık görülür. Sigarayı Bırakmaya Karar Verdim, Nelere Dikkat Etmeliyim? Kullanılan sigaranın miktarı arttıkça sigaranın bırakılmasıyla ortaya çıkan yoksunluk bulguları artar. Bu da nikotin bandı gibi tedavilerin gerekliliğine işaret eder. Depresyon, alkolizm, ve diğer bağımlılıklar sigarayı bırakmayı zorlaştırır. Bunların tedavisi de ya sigarayı bırakmadan önce ya da sırasında sağlanmalıdır.Ailede ve işyerinde sigara içenlerin olması kişinin sigarayı hayatından çıkarmasını engeller. Eşlerin sigara bırakıldıktan sonra bu konudaki olumlu destekleri çok önemlidir. Bağımlının eşi bu dönemde aile içi çatışmaları azaltabilmeli, problemlerin çözümünde yardımcı olabilmeli, bazı sorumlulukları üzerine alabilmelidir. Kişinin yaşamında sıkınıtılı bir dönemde olması ya da yaşantısında ciddi değişiklikler yaşıyor olması (boşanma, iş değişikliği gibi) sigarayı bırakmayı zorlaştırır. Sigaraya yönelik grup tedavileri özellikle kadınlarda daha faydalıdır. Depresyon sigara kullanımını ve tedavisini etkiler mi? Ruhsal rahatsızlıkların içinde özellikle depresyon sigaranın bırakılmasını zorlaştırır. Sigara içenlerde depresyon şikayetleri sık görülür. Depresyonun şiddeti arttıkça sigarayı bırakmak zorlaşır. Depresyon geçiren insanlar (bunların arasında özellikle genç kızlar) sigara kullanarak depresif duygularını azaltmaya çalışırlar. |
|
|
|
|
|
#28 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() User ID: 13
Giriş Tarihi: 30-10-2006
Mekan: TÜRKİYE
Yaş: 39
Mesajlar: 2,939
Sinema/Movie : 3
Ruh Halim:
|
Sigarayı Bıraktıktan Hemen Sonra Ne Hissedeceğim?
Sigara bırakılınca bir nikotin yoksunluk tablosu ortaya çıkabilir. Bu yaşamı tehdit etmez, ancak tekrar başlamaya sebep olabilir. Yoksunluk şikayetleri; sigara içme isteği, tatlı gıdaları yeme ihtiyacı, özellikle dikkat isteyen işlerde performans kaybı, huzursuzluk, sinirlilik, uykusuzluk vd. Bunlar bir kaç saatte başlayıp, 24-48 saatte en şiddetli hale gelir. Çoğu şikayet 4 haftadan sonra kaybolur, ancak açlık hissi ve sigara içme isteği 6 ay veya daha çok sürebilir. Sigara bırakılınca karaciğerden yıkılan ilaçların vücuttaki miktarları değişebilir. Bunun için kişi bırakmadan evvel bazı ilaçlar; örneğin psikiyatrik ilaçlar kullanıyorsa, bunlar doz ayarlamaları için gözden geçirilmelidir. Sigarayı Bıraktıktan Sonra Ne Gibi Olumlu Değişiklikler Olur? - Sağlığınız düzelir. - Tad duyunuz yerine gelir. - Kokuları daha iyi ayırt edebilirsiniz. - Tasarruf edersiniz. - Kendinize saygınız artar. - Bir maddenin kontrolü altından çıkabildiğinizi bilirsiniz. - Ev, araba ve nefesiniz daha iyi kokacaktır. - Bırakmayı düşünmekten kurtulursunuz. - Çocuklarınız için iyi bir örnek olursunuz. - Yakınlarınızı sigara dumanından kurtarırsınız. - Fiziksel olarak daha iyi hissedersiniz. - Spordaki performansınız artar. |
|
|
|
|
|
#29 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() User ID: 13
Giriş Tarihi: 30-10-2006
Mekan: TÜRKİYE
Yaş: 39
Mesajlar: 2,939
Sinema/Movie : 3
Ruh Halim:
|
Sigarayı Bıraktıktan Sonra Kilo Almaktan Korkuyorum
Sigara bırakıldıktan sonra ortalama 5 kilo alınır. Bırakanların %10’unda 15 kilo kadar kilo artışı görülür. Kilo alma riskini taşıyanlar: kadınlar, 55 yaşın altındakiler, günde 25 sigaradan fazla içenlerdir. Özellikle kadınlarda kilo problemi sigaraya başlamada ve devam etmede önemli bir sebeptir. Kilo artışı ile gelebilecek sağlık sorunları sigara içmeye kıyasla çok azdır. Sıkı diyet gibi önlemlerin sigarayı bırakmayı güçleştirdiği gözlenmiştir. Nikotin yerine koyma tedavisi, kilo artışını geciktirir. Kullanılan nikotin bandının dozu arttıkça kilo artışı azalır. Ancak nikotin yerine koyma tedavisi sonlandırıldıktan sonra kilo artışı tedavi öncesindeki hızla devam eder. Nüks olursa (bir süre kullanmadıktan sonra tekrar başlanırsa) kazanılan bütün kilolar verilir. Sigara tedavisinde kullanılan bir ilaç olan Bupropionun 7 haftalık bir uygulamadan sonra özellikle kadınlarda kilo artışını azaltmakta olumlu etkileri saptanmıştır. Kilo artışında hem yemenin hem de metabolik faktörlerin etkisi vardır. Yani kişi eskisinden fazla yemese de kilo kazanabilir. Kişinin sigarayı bıraktıktan sonra sağlıklı ve aktif bir yaşantıya girmesi kilo artışını engelleyebilir. ( Bu arada mesajım 4.444 oldu ) |
|
|
|
|
|
#30 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() User ID: 13
Giriş Tarihi: 30-10-2006
Mekan: TÜRKİYE
Yaş: 39
Mesajlar: 2,939
Sinema/Movie : 3
Ruh Halim:
|
Nikotin Bağımlılığında Kadın ile Erkek Arasında Farklılıklar Var Mıdır?
Kadınlar erkeklere göre daha az sayıda sigara içer, nikotini daha az olan sigaraları tercih ederler. Ancak bu bağımlılığın daha az olduğu anlamına gelmez. Kadınların sigaradaki nikotin miktarı değiştiğinde farklılığı daha az anlayabildikleri ve sigaranın kokusu, görüntüsü gibi faktörlerin kadınlarda daha önemli olduğu saptanmıştır. Uluslararası sigara üreticilerinin kadınları da hedef almalarıyla sigaraya bağımsızlık, kadınların toplumdaki rollerini değiştirme, olgunluk ve güzellik gibi anlamlar yüklenmiştir. Çalışmalar kadınların sigarayı bırakmaya daha az teşebbüs ettiğini gösteriyor. Bırakmayı çalışan kadınların tekrar başlama riski erkeğe göre daha yüksektir. Bunun nedeni kilo alımının daha fazla ve kaygı verici olması ya da kadınların yoksunluk bulgularının daha şiddetli olmasındandır.Yerine koyma tedavileri (nikotin bant) kadınlarda sigara içme isteğini yeterince azaltamayabilir. Bütün bunlardan sigarayı bırakma tedavilerinde kadınlara farklı yöntemler uygulanması gereği ortaya çıkmaktadır. Ancak değişmeyen bir gerçek vardır; sigara içen kadınlar erkekler gibi ölür. |
|
|
|