Ana Sayfa   Forum   Bloglar   Albümler   Sinema   Yerli Dizi   Yabancı Dizi   Gruplar

AtaBB Forum   Türkçe-Turkish İngilizce-English

 Advanced Search

ATABB


Her Zaman Daha İyisini Arayanın

 

Geri Git   AtaBB Community > AtaBB Sohbet > Şiir

Şiir Ünlü şairlerin şiirler ve amatör çalışmalar

Konunun Derecesi - Şiir Nedir ve Şair Kimdir ?.

Kapalı Başlık
 
LinkBack Konu araçları
Eski 14-08-2008, 08:06 PM   #1 (permalink)
GitarisTR
Moderator
 
GitarisTR'ın Avatarı
 
User ID: 75
Giriş Tarihi: 12-12-2006
Mekan: İstanbul
Mesajlar: 1,222
Sinema/Movie : 7
Ruh Halim: Mutluyum
Blog Entries: 10
MSN yoluyla mesaj gönder GitarisTR
Standart Şiir Nedir ve Şair Kimdir ?

Şiir ve Şiir Türleri:

Edebî eserler içinde en fazla yazılan ve okunan türlerdendir. Neredeyse hemen her şairin kendine göre bir şiir anlayışı olduğu için herkesin kabul edebileceği bir şiir tanımı yapmak zordur. Şairlerin bir kısmı şiiri felsefî boyutuyla değerlendirirken, bazıları şiirde anlam aramanın gereksizliği üzerinde durur, bazıları şiiri amaca ulaşmak için bir araç olarak görür. Şiiri, insanda güzel duygular uyandıran, onu bir ruh hâlinden başka bir rûh haline götüren; ölçülü, kafiyeli (veya serbest) sanatlı sözler olarak tanımlamak mümkündür. Ölçülü, kafiyeli fakat edep sınırları aşan anlatımları şiir tanımına dahil etmek yanlış olur.



Hakkında güzel sözler söylenebilecek hemen her olay, her eşya, her düşünce, duygu ve hayâl ... şiire konu olabilir. Bu bakımdan şiirin konusunu sınırlamak zordur. Şiirler genellikle biçim özellikleri ve konularına göre (gazel, kaside, mesnevi, rubai, şarkı, türkü, koşma –güzelleme, koçaklama, taşlama, ağıt-, mani, ninni, destan vb. gibi) farklı isimlerle adlandırılırlar. Şiirin klâsik anlayışla konularına göre altıya ayrılması gelenek



1. lirik şiir: Toplumun hemen her kesimini ilgilendiren sevinç veya acı gibi ortak duyguların veya aşk, ayrılık, özlem gibi bireysel duyguların coşkulu bir tarzda işlendiği şiirlere lirik şiir denir. Eski Yunan edebiyatında bu tarz şiirler lir denen bir sazla söylendiği için böyle adlandırılmıştır. Bizim edebiyatımızda halk âşıklarının (veya halk şairlerinin) söylediği şiirlerin çoğu liriktir.



2. Kahramanlık şiirleri : Bir milletin hayatında önemli izler bırakan (büyük göçler, savaşlar, doğal afetler vb. gibi) olaylarla, yiğitlik, kahramanlık, mertlik, yurt sevgisi gibi konuların destan havası içinde işlendiği şiirlere kahramanlık şiirleri (epik şiir) denir.



3. Öğretici şiirler: bilim, sanat, felsefe, din, ahlâk gibi alanların kurallarını, temel ilkeleri öğretmek ve öğüt vermek amacıyla yazılan şiirlere öğretici şiir (didaktik şiir) denir.



4. dramatik şiir: Heyecan veya üzüntü veren konuların tiyatro (dram, trajedi, komedi) tarzında işlendiği şiirlere dramatik şiir denir.



5. pastoral şiir: tabiat güzelliklerini, çoban ve kır hayatını işleyen şiirlere pastoral şiir denir. Bunlar içinde doğrudan doğruya kır hayatının güzelliğini işleyen kısa şiirler idil; birkaç çobanın kır hayatı, aşk vb. konular üzerinde karşılıklı konuşmaları tarzında yazılanlara eglog denir. (eglog, türkedebiyatında hemen hemen hiç kullanılmamıştır.)

6. Satirik Şiir: Eleştirici bir anlatımı olan şiirlerdir. Bir kişi, olay, durum, iğneleyici sözlerle, alaylı ifadelerle eleştirilir. Bunlarda didaktik özellikler de görüldüğünden, didaktik şiir içinde de incelenebilir. Ancak açık bir eleştiri olduğundan ayrı bir sınıfa alınması daha doğru olur. Bu tür şiirlere Divan edebiyatında hiciv, Halk edebiyatında taşlama, yeni edebiyatımızda ise yergi verilir.


Şair Kimdir

Herşeyin bilgi üzerine kurulduğu, post-modernizmin hayatımızın her noktasını etkisi altına aldığı şu devirde,gözlerimizi açıp etrafımıza baktığımızda; insanların çoğunun “ ben şairim”diye dolaştığını görmemiz pek mümkündür. Bakınız medyaya, gidiniz dinletilere,açıp inceleyin internet sitelerindeki şiirleri ve dinleyiniz çevrenizdeki insanları,hemen hemen herkes kendini bir “üstat ”ya da “ulaşılmaz bir şair” olarak görüyor.

Oysaki, bir işin erbabı olmak hiç de sanıldığı kadar kolay değildir; hele hele şair olmak , kanaatimce en zor iştir. Öyle üç-beş şiir yazmakla, birkaç kitap çıkarmakla olacak amiyane bir iş değildir şair olmak. Belli başlı özellikleri şahsiyetimizde bulundurmadan, ilk başta da dil ve kelimeler üzerinde çalışma azmine sahip olmadan şair olamayız; olsak olsak kimse alınmasın ama müteşair oluruz.

Peki kimdir şair? Bu özellikler nelerdir? İnsanların çoğu neden şiir yazar veya okurlar? Ne zaman şair oluruz?

Bir kere şunu bilmek lazım, geçmişten bugüne şiirle uğraşanların üzerinde hem fikir olduğu bir şiir tanımının olmaması, şiiri ve de buna bağlı olarak şairliği en zor sanat dalı haline getirmiştir. Doğal olarak tarifi herkes tarafından kendince yapılan bir işin de oldukça çok üstadının olması normaldir (!).

Şairin şiire bakış açısının, sosyal ve siyasi yönleri özellikle de toplumu göz ardı etmeden, doğrudan sanatla ilgili olması gerekir. Şiir, hiçbir kurumun, hiçbir ideolojinin ve hiçbir grubun bir propaganda aracı olmamalıdır. Yetenek mefhumu, şairlik için elzem olması yanında tek başına da yeterli değildir. Çevremdeki çoğu yetenekli gencin veya insanın, duygu ve düşüncelerini belli bir kompozisyon ve biçim içine oturtmadan hatta hiçbir estetik kaygı gütmeden şiir yazdığını gördükçe; şiirin ve şairliğin insanlarımıza iyi öğretilmediğini, eğitim ve öğretim kurumlarının bu konuda yetersiz kaldığını ve bu noktada toplum bilincinin de çok zayıf kaldığını söyleyebilirim. Elbete ki bunda tek suçlu olarak insanlarımızı görmüyor; şiiri ciddiye almayan bir neslin yetişmesinde ilk önce, onları doğru bilgilerle donatamayan öğretmenleri sonra geleneğin devamını yaptıkları icraatla sağlıklı yürütemeyen siyasileri ve yaptıkları araştırmalarla, yazdıkları kitaplarla toplumu bilinçlendiremeyen akademisyenleri ve yazarlarımızı bu sonuca ulaşmamızdan dolayı sorumlu görüyorum. Aslında suç, toplumun bir kesimi hariç her katmanında var; suçsuz olanlar ise gerçekten şair olanlardır.

İlk önce şiiri ciddi bir iş olarak görmek lazım. Şiiri, sadece aşık olduğumuz anlarda, duygulandığımızda veya içimizden geçenleri anlatma ihtiyacı hissettiğimiz zamanlarda kullanırken, onu bütünlük arzeden estetik bir biçim içinde düşünmeli,aklımıza geldiği gibi yazdığımız mısraların ancak üzerinde uğraşırsak şiir olabileceği bilincine varmalıyız.

Eğitimi alınmadan veya bir iş iyice öğrenilmeden ortaya çıkan eserin güzel olması, tesadüflere bağlıdır. Şiirde anlatılan kadar, anlattıklarımızın mısralara dökülürken etkileyici bir üslupla birleştirilmesi de önemlidir. Şiiri şiir yapan ve onu güzel kılan sadece konu değildir. Şiir sanıldığı gibi basit bir sanat dalı olsaydı; günümüzde ya da her devirde sayılamayacak kadar çok şairin yetişmesi ve hepsinin de çağımızda meşhur bir şair olarak okunuyor olması lazım gelmez miydi? Oysaki, şair diye anılanların azlığı ile yaşadığı devirde şair diye tanınanların çokluğu arasında ters bir orantı vardır.

Şiir kitabı sahibi olmak insanları şair yapmaz. Eserlerin belli bir yerde toplanması tabi ki gerekli olandır; ancak şiirler belli bir olgunluğa erişmeden okuyucu önüne çıkarılırsa, hele bir de – geriye dönüşü olmayan bir yol olan – kitaba girerse, ham meyvenin dalından koparıldığı andaki tat okuyucuya ulaşabilir. Kitap çıkarma hususunda acele etmemek ve eserlerin tekamüle ermesini beklemek lazımdır.

Yetenek olmadan güzel sözler, hayaller ve söylemler üretmek çok zordur; fakat kabiliyetimiz olduğu halde bunu nasıl kullanacağımızı öğrenemezsek, kapasitemizin tamamını kullanamayız. Her iyi ve hızlı koşan insandan nasıl iyi atlet olmazsa, Türkçe konuşan ve yazan her kişiden de iyi bir şair olmayacağı muhakkaktır. Atletler nasıl nefeslerini ve enerjilerini iyi kullanmayı teknikleriyle öğreniyorlarsa, şairlerinde,özellikle kullandıkları dilin inceliklerini iyi bilmeleri, milli kültürü tanımaları,geçmişteki şiir örneklerini iyi tahlil etmeleri ve araştırmaya dayalı bir yapı içinde müşahade yeteneklerini geliştirmeleri gereklidir.

Şair, şiirin peşinde yılmadan, yorulmadan mütemadiyen koşan adamdır. Yazdığı hem ses hem de mana itibariyle kulağa ve akla hoş gelen insandır; ancak bunları yapabilmek için şairin dalıyla ilgili belli bir bilgi birikimine sahip olması icap eder. Yoksa şairlik ne aşkımızın serenadı ne de aklımıza o an gelenlerin ardı ardına sıralanmasıdır. Unutmayınız ki, dili ve kültürü kullanan sanat dallarıyla uğraşanlar, tam yeterliliğe sahip olmadan eser vermeye kalkarsa, iyi niyetle yapılan bu iş dil açısından ağır sonuçlar doğurabilir. Sözlerim yanlış anlaşılmasın; çocuklarımız, gençlerimiz ve insanlarımız şiir yazmasın demiyorum. Şiirde malzeme olarak kullanılan güzel Türkçemiz hususunda dikkatli olunması gerektiğini hatırlatıyor ve şiirin tahminlerinizin de ötesinde ciddi bir iş olduğunu söylüyorum.

Evrensel ve milli kültür sanatçı tarafından hazmedilmezse, şair olunamaz. Sadece serbest tarzı biliyorum sanarak şiir yazmak da insanı şair yapmaz. Günümüzdeki birçok şairi – şiirlerini sadece serbest olarak yazanları kastediyorum- teknolojinin bu kadar geliştiği şu çağda, hala karasabanla tarla sürmeye çalışan çiftçilere benzetiyorum; çünkü diğer formları bilmeden ve bazı teknikleri kullanmadan serbest şiirde başarılı olacaklarını sanmaları bir hayal olmaktan öteye geçemez. Şair denilen kişi, Türk şiirinin geleneğini ve şiirlerde kullanılan üç formu da ( hece,aruz,serbest ) iyi bilen, nazım şekillerini tanıyan ve tercihine göre şiirlerini istediği formda kurma serbestliğine sahip olan kişidir.

Şair, devamlı bir araştırma ve deneme içersinde olan,mısralarındaki duygu, düşünce ve hayallerin nasıl daha etkileyici anlatılabileceği endişesi içinde hareket eden adamdır. Unutmayınız ki, Türk edebiyatı içinde şair diye tanınmış ve şiirleriyle hafızamızda yer etmiş sanatçılardan hiç birisi kendisini tam olarak “şair” kabul etmemiştir. Sanatın ne olduğunu anlamış, onu özümsemiş ve doğasını öğrenmiş bir sanatkar için, “ben şairim” diyebilmek cesaret ister."
__________________
Türk olmak onurdur!
Durmak yok yola tam hız devam...
Powered By Harun ŞAHİN®
GitarisTR Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Kapalı Başlık

Konu araçları

Gönderi Kuralları
Kendi yeni konularını düzeltemezsin
Kendi mesaj cevap yazamazsın
Kendi mesaj eklentilerini düzeltemezsin
Kendi mesajlarını düzeltemezsin

BB Kod Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 03:44 AM.


Desteklediklerimiz
Reseller Hosting, Dedicated Server, ahosting.biz, ozmena Forum, TVPano Forum, Xyeni, Number1Forum


Powered by vBulletin® Version 3.7.4 Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO