Ana Sayfa   Forum   Bloglar   Albümler   Sinema   Yerli Dizi   Yabancı Dizi   Gruplar

AtaBB Forum   Türkçe-Turkish İngilizce-English

 Advanced Search

ATABB


Her Zaman Daha İyisini Arayanın

 

Geri Git   AtaBB Community > AtaBB Sohbet > Sohbet Muhabbet

Sohbet Muhabbet Genel sohbet alanı. Bu bölümde her tür konu hakkında sohbet edebilirsiniz

Konunun Derecesi - Neden Yaşıyoruz.

Cevapla
 
LinkBack Konu araçları
Eski 07-10-2008, 03:19 AM   #1 (permalink)
mavigece
Super Moderator
 
mavigece'ın Avatarı
 
User ID: 1548
Giriş Tarihi: 29-12-2007
Mekan: izmir
Mesajlar: 1,383
Ruh Halim: Hayal-Kuruyorum
Standart Neden Yaşıyoruz


Yaşamak şakaya gelmez / büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın / bir sincap gibi mesala / yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden / yani, bütün işin gücün yaşamak olacak

Neden yaşıyoruz?
Yalnızdı, yalnızlığın yorgunluğundaydı. Dudaklarını yukarıya çeken, gülümsemeyi tutan görünmez iplikleri görmek için psikolog olmaya gerek yoktu. Gönül gözü anlamak için yeterliydi.

Aslında o da farkındaydı oynadığı rolün. "Neşeli, mutlu, yeterli, güvenli", ama sıkılmıştı da bu oyundan. Oyunun hep aynı perdesini tekrarlayan oyuncu gibiydi. Bir türlü diğer sahneye geçemiyor, gerçekleri seyirciye gösteremiyordu sanki.

Sahneye her yeni oyuncu katılışında, gözlerinde bir an ışık parlıyor, "tamam bu işte, şimdi her şey değişecek" duygusu uyanıyor, sonra hayal kırıklığı ile omuzları çöküyordu. Sorun para ya da iş değildi ki, "geçer gider, çalışır çözerim" desin.

Saygı ya da sevgi de değildi. İstediğince olmasa da, dilediğince yaşayamayacağını kabul ederek, tattığı sevgilerle yetinmeyi çoktan öğrenmişti. Hissettiği yalnızlığın ve karmaşanın bir ucunun buna dayandığını bilmekle beraber, kaosun daha öte anlamları olduğunu da seziyordu.

"Hayatın anlamını" düşünüyordu o. "Niye yaşıyorum?" sorusunun karşılığı yoktu zihninde. Yoo, öyle intihar fikri falan yoktu. Sadece varlığının amacını, var oluşunun anlamını sorguluyordu. Anlayamadığı, kavrayamadığı bir süreçti bu.

Kimi zaman, sıradan sıkıntıların ya da hoşlukların arasında kaynayıp gitse de bu soru, hiç kaybolmuyordu. Bazen, sevgiyle paylaşımlarda veya, güzel bir filmde veyahut da görüntüde, "hayat bu işte" diye sevindiği oluyordu, ama kısa bir zaman sonra, soru yeniden başlıyordu.

Anlamak için, kitaplar okuyordu. Öğrendiklerini zihninde süzüyor, konuşabildiği birkaç insanla tartışıyor, bir sonuca ulaşmaya çalışıyordu. Bir işi, sevdikleri olmanın, elde ettiklerinin ötesinde bir anlamı olmalıydı hayatın, hayatının.

İç açıcı bir düşünme biçimi değildi bu. Diğer insanlar gibi gündelik kaygılarla uğraşmak daha kolaydı. "Kim ne demiş, ne yapmış, o ne almış, neden kendisi yapamamış?"

Hayır bunlar olamazdı sorunun karşılığı. Daha derin bir anlamı olmalıydı insan olmanın. Peki, bir gün, hem de ne zaman olacağını bilmediği bir gün sona erecek yaşamını, bu sorunun karşılığını arayarak mı geçirecekti? Hayır, böyle yaşamak istemiyordu.

"Doğduk işte, ölünceye dek ne yapsak kardır" da uygun değildi zihin yapısına. Sanki soru yokmuş gibi de davranamazdı, var olanı nasıl yok saysındı ki?

Sorulara boğulduğu bir gece kitapları karıştırırken, Nazım'ın bir şiiri ile buluştu yine. Yaşamak şakaya gelmez / büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın / bir sincap gibi mesala / yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden / yani, bütün işin gücün yaşamak olacak.

Düşündü, cevap buydu. Ne yaşıyorsan, farkında olarak yaşamak. Kabak çekirdeğini bile zevkle yemek, soluk aldığında havanın bedenindeki yolculuğunu hissetmek, laf olsun diye değil kocaman öpmek uzanan yanağı, en kötü anda şükredebilmek yaşadığına.

Bencillikten uzaklaşıp, bireyselliğini yaşarken diğerlerinin de farkında olmak. Paylaştıkça çoğalacağını hissetmek ve daha çok insanı içeren hedefler koyabilmek.

Karşına her an yeni bir şeyin çıkacağını bilmek, bir kamyon çarpması örneğin. Taş da çıkabilir açılan kapıdan, balonlar da, ama ne çıkarsa çıksın, ansızın geleni güzellikle karşılamak. En kötünün bile iyiye dönüşeceğini kavramak, yeterince çabalandığında.

Umut etmek, umudu büyütmek ve yaşarken yaşatmak, fakat sadece umut edilenin gerçekleşmesini beklemek de değil. Var olan her neyse, onu yaşamak olabildiğince.

JüLiDE SEViM
__________________
mavigece Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-10-2008, 05:45 AM   #2 (permalink)
civilengineer
Moderator
 
civilengineer'ın Avatarı
 
User ID: 1558
Giriş Tarihi: 01-01-2008
Mekan: istanbul
Yaş: 29
Mesajlar: 1,365
Ruh Halim: Mutluyum
Standart İlgi: Neden Yaşıyoruz

[quote=mavigece;1381137]
Yaşamak şakaya gelmez / büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın / bir sincap gibi mesala / yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden / yani, bütün işin gücün yaşamak olacak


bu konunun en çok anlam içeren bölümünü alıntı yaparak tekrarlamak istedim.emeğine ve eline sağlık MAVİGECE arkadaşım.
civilengineer Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu araçları

Gönderi Kuralları
Kendi yeni konularını düzeltemezsin
Kendi mesaj cevap yazamazsın
Kendi mesaj eklentilerini düzeltemezsin
Kendi mesajlarını düzeltemezsin

BB Kod Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 05:42 AM.


Desteklediklerimiz
Reseller Hosting, Dedicated Server, ahosting.biz, ozmena Forum, TVPano Forum, Xyeni, Number1Forum


Powered by vBulletin® Version 3.7.4 Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO